(5237 S. K. m. 7, 85) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 271, 309) (5275 S. K. m. 98, 99, 100, 101) (765 S. K. m. 455) (5235 S. K. m. 12, Geç. m. 1)
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik nedeniyle ölüme sebebiyet vermek suçundan dolayı Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin 12.2.2002 tarihli ve 2001/34 Esas - 2002/46 sayılı Kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 455/2, 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 76.050.000.- Türk Lirası ağır para cezasına hükümlü Yakup K.'ın, bu cezasının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması hususunda re'sen yapılan inceleme üzerine, söz konusu suça bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine dair, aynı Mahkemenin 2.6.2005 tarihli ve 2001/34 Esas - 2002/46 sayılı ek kararını müteakip, bu kez hükümlü vekilinin lehe kanun hükümlerinin uygulanması ve hükmün infazının durdurulması talebi üzerine, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre tayin olunan cezanın hükümlü lehine olduğundan bahisle önceki cezanın aynen infazına ilişkin, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.6.2005 tarihli ve 2005/90 müteferrik sayılı kararının;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinde,
(1) 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanunun lehe olan hükümlerini derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.
(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271. maddesinde,
Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir.
Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet Savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.
İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98/1. maddesinde,
Mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir
101/1. maddesinde Cezanın infazı sırasında, 98 ila 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
Şeklinde öngörülen düzenlemeler nazara alındığında, lehe olan kanunun tespitinin hükmü veren mahkemeye ait bulunması dolayısıyla mercii Ağır Ceza Mahkemesince hükümlü vekilinin dilekçesini Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin anılan ek kararına itiraz mahiyetinde kabul edilerek öncelikle hüküm mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması ve talep hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 21.10.2005 gün ve 44571 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay C. Başsavcılığının 18.11.2005 gün ve 2005/192053 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 455/2. maddesinin karşılığı olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu 85/2. maddesi kapsamında bulunan suç için öngörülen cezanın tür ve süresi bakımından 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa incelemesini yapmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi ve aynı Kanunun geçici 1. maddesi hükümlerine göre Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunması nedeniyle, Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu 2.6.2005 tarih ve 2001/34 E. - 2002/46 sayılı görevsizlik kararında yasaya aykırı bir husus görülmemiş olup; gerek Dairemizin istikrarlı uygulamaları gerekse Yargıtay 5. Ceza Dairesinin konuya ilişkin 21.12.2005 tarih ve 2005/18748 E. - 23136 K. sayılı mercii tayini kararı da bu yönde bulunduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy