(5237 S. K. m. 53/1, 53/3)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK. nun 314. maddesinin atıfta bulunduğu 220. maddenin 4. fıkrası açık hükmü karşısında, sanığın bomba nakletmek ve bulundurmak eyleminin, ayrı bağımsız suç oluşturduğu ve ayrıca ceza tayini gerekliği gözetilmeden, silahlı Örgüt üyeliği suçunun unsuru kabul edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, Ancak;
1- Tüm dosya kapsamından silahlı örgütün üyesi olduğu belirlenemeyen sanığın 5237 sayılı TCK. nun 314. maddesinde tanımlanan örgütün, faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla ve kullanılacağını bilerek silah niteliğinde bulunan bombaları naklederken yakalanma eyleminin, aynı yasanın silah sağlama başlıklı 315. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK. nun 53/1.maddesi yerine, 53/3. maddesinde sayılı haklardan yoksun bırakılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy