(5237 S. K. m. 58, 309) (765 S. K. m. 146)
Dava: Sanıklardan Sedat Hayta yönünden duruşmalı diğer sanıklar yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık Songül Yücel'e ilişkin olarak;
5237 sayılı TCK. nun 58. maddesi, örgüt mensubu olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere bu hususlar ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek, silahlı örgüt mensubu olmak suçundan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanığa ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar Sedat Hayta ve Zuhal Sürücü hakkındaki temyizlere gelince;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine Marksist-Leninist ilkeye dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların, somut olayda suçun unsurları, fiilin yeni yasadaki farklı suçları oluşturması hali de nazara alınmak suretiyle, ortaya çıkacak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanıkların mensubu oldukları örgütün amacı doğrultusunda 14 ayrı eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların 5237 sayılı Yasanın 309/1. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi sırasında başka suçları da işlemeleri nedeniyle, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrası uyarınca yasanın amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, haklarında ayrıca bu suçlardan dolayı da ilgili hükümlere göre ceza tayini gerektiği, bu durumda da 765 sayılı TCK. nun 146/1. maddesinin sanıklar lehine olduğu gözetilmeden yasaya uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanık Sedat Hayta müdafiinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan resen de temyize tabi hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy