(765 S. K. m. 455) (5237 S. K. m. 85) (5252 S. K. m. 9) (5235 S. K. m. 12)
Dava: Hüküm kesinleştikten sonra 5252 sayılı Yasa uyarınca dosya yeniden ele alınarak verilen gıyabi kararın hükümlüye tebliğ edilmediği, bu aşamada vekalet ilişkisinin devam edip etmediği de anlaşılamadığından Av. R.Ö.'a yapılan tebligatın geçerli olamayacağı bu nedenle de hükümlünün temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 765 sayılı TCK. nun 455/2. maddesinin karşılığı olan 5237 sayılı TCK. nun 85/2. maddesi kapsamında bulunan suç için öngörülen cezanın tür ve süresi bakımından, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirme yapmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği, bu nedenle de görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, incelemeye devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA; Cezanın miktarı, tutukluluk ve hükümlülükte geçen süre de nazara alındığında, 13.11.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5252 sayılı, Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulanma Şekli Hakkında Kanunun 10. maddesi hükmü karşısında infazın durdurulmasına, halen cezanın infazına devam ediliyorsa ve başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal tahliyesi için Yargıtay C.Başsavcılığına yazı yazılmasına, 10.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy