(5237 S. K. m. 58, 220, 221)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK. nun 221. maddesinin uygulanabilmesi için silahlı örgüt tarafından amaç suçun işlenmemiş ya da işlenmesine kalkışılmamış olması gerektiğine ilişkin bir koşul öngörülmediği gözetilmek suretiyle, silahlı örgüt üyesi olan sanığın örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak edip etmediği araştırılıp sonucuna göre anılan Yasanın 221/2. maddesinden yararlanıp yararlanmayacağı tartışıldıktan sonra hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 58. maddesi, örgüt mensubu olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını getirmiş, ayrıca infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere; bu hususlar ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; silahlı örgüt mensubu olmak suçundan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 08.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy