(765 S. K. m. 125, 131, 146, 147, 149, 156, 168/2) (YCGK. 24.11.2009 T. 2009/9-61 E. 2009/278 K.)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Başka dosya sanığı Abdurrahim Karadeniz ve sanığın amcası Mehmet Şah Arsu'nun dosyada bulunan örgütsel dökümanlarla da doğrulanan kolluk beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın sübut bulan ve süreklilik, çeşitlilik arz eden eylem ve faaliyetlerinin silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.10.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
24.10.2002 tarihli iddianame ile
Sanık Mehmet Arsu'nun 1999-2001 yılları arasında Diyarbakır Şeyh Abdulrezzak (Azer) camiinde İdris kod adı ile Hizbullah terör örgütü adına faaliyet yürüttüğü iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Sanık Karakol ifadesinde; kod adı kullanmadığını, 1998 yılında yakalandıktan sonra çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldığını ve ondan sonra örgütle ilişki ve irtibatını kestiğini söylemiştir.
C.Savcılığında suçlamaları red ederek, 1998 yılında namaz kılmak için camiye gittiğini, namaz kılarken yakalandığını, camide ders veren kişilerin örgüt mensubu olduğunu öğrenince bir daha camiye gitmediğini, kolluk beyanını kabul etmediğini, o ifadeyi gözleri kapalı imzaladığını, camide ders almadığını, dökümanları kabul etmediğini, Azeri camisinin nerede olduğunu bilmediğini, kod adı kullanmadığını, döküman içeriğinin doğru olmadığını, Abdurrahim Karadeniz'in kolluk beyanını kabul etmediğini ve onu tanımadığını savunmuştur.
Sanık Mehmet Şah Arsu, C.Savcılığında karakol ifadesini kabul etmemiştir. Diğer aşamalarda da C.Savcılığındaki gibi ifade vermiştir.
Sanık Mehmet Arsu hakkında, daha önce 2.11.1999 tarihli iddianame ile de; 12.10.1999 ve öncesinde örgüt adına camide faaliyette bulunduğu ve 12.10.1999 günü camide yakalandığı iddiasıyla da bir dava açılmıştır.
Sanık 1972 doğumlu olup, dökümanlarda 1971 olarak geçmektedir.
Sanık 1999 yılında açılan davadan da beraat etmiştir.
Sanık diğer aşamada suçları kabul etmediğini açıklamıştır.
Abdurrahim Karadeniz'de karakol ifadesini daha sonra red etmiştir.
Dosya kapsamına göre; sanığın mahkumiyeti için kesin ve inandırıcı delil yoktur. İki sanığın beyanları sadece karakol soruşturması aşamasında kalmış olup, C.Savcılığı ve mahkeme aşamasına taşmamıştır. Dökümanları sanık kabul etmemiş, doğum tarihi 1972 olmasına rağmen dökümanda 1971 olarak gösterilmiştir. Bu dökümanları kim ne şekilde vermiş açık değildir.
Kaldı ki dökümanların içeriğinden sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren örgüt üyeliğine götüren somut olaylar açıklanmamıştır. Dökümanların sanığa ait olduğu hususunda kuşkular bulunmaktadır.
Sadece karakol aşamasında kalan daha sonra red olunan sanık durumundaki iki kişinin beyanı ile sanığa örgüt üyeliğinden ceza verilemez. Dökümanlar kesin nitelik taşımadığı gibi içerikleri de örgüt üyeliğine götürecek derecede kesin değildir. Bu dökümanların sanığa ait olduğu da kuşkuludur.
Sanık ve diğer sanıklar da dökümanları daha sonra kabul etmemişlerdir. Davayı baştan beri yürüten yüz yüze yargılama yapan mahkeme heyeti de oybirliği ile sanığın mahkumiyeti için kesin delil bulunmadığını kabul etmiştir.
Açıklanan nedenlerle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanması görüşü ile sayın çoğunluğun mahkumiyeti yönündeki bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy