(2821 S. K. m. 59/1, 62) (5237 S. K. m. 52) (5252 S. K. m. 5/2, Geç. m. 1)
Dava: İşe giriş ve işten çıkış bildirgelerini süresinde Kuruma vermemek suçundan sanık G.'nin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 59/1, 62, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/2. maddeleri gereğince 900 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, N. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.01.2006 gün ve 2005/719 Esas, 2006/63 Karar sayılı kararının;
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 59/1. madde 2. cümlesinde bildirim yükümlülüğüne uymamanın cezası, sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarının beşte biri olarak gösterilmiş olup suçun işlendiği 2005 yılında brüt asgari ücretin 488,70 YTL olduğu nazara alındığında bu miktarın 1/5'inin 97,00 YTL olacağı, ancak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca adli para cezasının 5 günden az 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, en az 20 ve en fazla 100,00 YTL üzerinden belirlenecek miktar ile çarpılması sonucunda tespit edilebileceğinin belirtildiği, bu durumda en az para cezası miktarının 100,00 YTL olacağı, olayda 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesinin de uygulama alanı bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 25.04.2006 gün ve 17417 sayılı Kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2006 gün ve 2006/90032 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek Gereği Düşünüldü:
Karar: 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin diğer kanunların 5237 sayılı TCK'nın 1. kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2006 tarihine kadar uygulanır. hükmü karşısında, 2821 sayılı Sendikalar Kanununa muhalefet suçu nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı, anılan Yasanın 59. maddesinin 1. fıkrası 2. cümlesinde öngörülen ağır para cezası maktu nitelikte olup suç tarihi itibariyle yürürlükte olan TCK'nın 4421 sayılı Yasa ile değişik 19. maddesi uyarınca 489,00 YTL'den az olamayacağı, bu nedenle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince tayin olunan her bir suç için 450,00 YTL adli para cezası sanığın lehine olup mahkemenin değerlendirme ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından,
Sonuç: Kanun yararına bozma isteminin bu gerekçelerle REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy