(765 S. K. m. 383) (5237 S. K. m. 7, 22, 171) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
C. Savcısının, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8. maddesine göre iade edilmesinden önce verilen hükme yönelik temyizinin geçerliliğini koruduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı 765 sayılı TCK. nun 383/1. maddesine uygun eylemin 5237 sayılı TCK.ndaki karşılığı olan 171. maddede yazılı suçun oluşabilmesi için, maddede gösterilen şekilde başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut bir tehlikenin ortaya çıkmış olmasının gerektiği, 4.11.2003 tarihli tutanak ve ekli kroki, sanık ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre; köyde yaşayan sanığın taksirli eylemi ile neden olduğu yangında başka ev ve binaların uzağında yer alan kendi evi ve ahırının yanması dışında başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikenin oluşmadığı gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede 5237 sayılı TCK.nun 22/6. maddesi hükmü de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ile C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 22.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy