(5237 S. K. m. 58/9, 314, 220/4, 174/1)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar K. Bakay ve S. Oynak haklarında yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK. nun 58/9. maddesi, Örgüt mensubu olan sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş ayrıca sanıklar hakkında uygulanacak infaz rejiminin buna göre belirlenmesini öngörmüştür.
Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere, maddede yer alan hususların bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olduğu ve bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; silahlı örgüt üyeliği suçundan mahkûmiyetine karar verilen bu sanıklar hakkında anılan madde yerine maddedeki hükmün amacını karşılamayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığına göre, 5237 sayılı TCK. nun 314. maddesinin son fıkrasının atıfta bulunduğu 220/4. maddesi uyarınca sanıkların patlayıcı maddeyi bulundurmak şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle anılan Yasanın 174/1. maddesi uyarınca ayrıca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar K. Bakay ve S. Oynak haklarındaki hükmün ONANMASINA,
2) Hükümlüler İ. Koyun, Ş. Erin ve H. Bakay müdafilerinin temyizlerine gelince;
Hükümlü H. Bakay müdafiinin 28.11.2005 gününde tebellüğ ettiği hükmü yasal süre içinde 7.11.2005 gününde temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hükümlü hakkındaki temyizin reddi düşüncesine katılınmamıştır.
Hükümlüler hakkında 765 sayılı TCK'nun lehe olduğu tartışılıp kabul edilmesine göre; lehe Yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden anılan Yasanın 59 ve 40. maddeleri yerine 5237 sayılı TCK. nun 62 ve 63. maddeleri ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan incelemeye, mahkemenin inceleme sonucuna uygun olarak oluşan kanaat, takdir ve uygulaması ile tüm dosya kapsamına göre hükümlüler müdafililerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy