(4857 S. K. m. 98) (5326 S. K. m. 17) (765 S. K. Ek m. 2) (5252 S. K. m. 4, 12)
4857 sayılı İş Kanununa aykırılıktan
.. hakkında, anılan Kanunun 98. maddesi uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Edirne Bölge Müdürlüğünün yazısı ile uygulanan 5.775.00 Yeni Türk Lirası idari para cezasına yapılan başvurunun reddine dair, Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin 12.4.2006 tarihli ve 2006/347 değişik iş sayılı kararına yapılan itiraz üzerine 4857 sayılı Kanunun 98. maddesinde her işçi için öngörülen 50 Yeni Türk Lirasının 2006 yılında yeniden değerlendirme oranı olan 9.8 oranı ile çarpılması sonucu bulunacak 54.00 Yeni Türk Lirasının, işçi sayısı olan 75 ile çarpılması sonucu verilmesi gereken idari para cezasının 4.050.00 Yeni Türk Lirası olması gerekirken 5.775.00 Yeni Türk Lirası olarak uygulanmasında isabet görülmediğinden bahisle itirazın kabulüne ve idari yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 22.5.2006 tarihli ve 2006/392 müteferrik sayılı kararının;
Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesince 4857 sayılı Kanunun 98. maddesinde her işçi için öngörülen 50 Yeni Türk Lirasının 2004 ve 2005 yıllarındaki yeniden değerleme oranında tespit edilmesi gereken artırımlar uygulanmadan, sadece 5326 sayılı Kanunun 17/7. maddesi uyarınca 2006 yılı yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 10.6.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanununda düzenlenen idari para cezalarının 2004 ve 2005 takvim yılı başından geçerli olmak üzere 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2. maddesindeki düzenleme uyarınca yeniden değerleme oranında arttırıldığı, bu artırımlar üzerinden de 1.1.2006 tarihinden itibaren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17/7. maddesi uyarınca idari para cezalarının yeniden değerleme oranında artırılması gerekeceği dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan karamı bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 10.10.2006 gün ve. 46409 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C. Başsavcılığının 7.11.2006 gün ve 2006/251254 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosaya incelenerek gereği düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 12/1-b maddesi uyarınca 765 sayılı TCK bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış, 4. maddesinde ise 5237 sayılı TCK. dışındaki kanunlarda yer alan nispi cezalar hariç kanun ve tüzüklerde gösterilmiş bulunan idari ve disiplin para cezaları da dahil olmak üzere yürürlüğe giriş tarihleri esas alınarak değişik oranlarda artırıma, tabi tutulmuş ancak 1.1.2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezaları için bir artırım öngörülmemiştir.
Somut olayda uygulanan 4857 sayılı İş Kanunu 22.5.2003 tarihinde kabul edilip 10.6.2003 tarihli Resmi Gazete de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Yürürlük tarihinin 1.1.2002 tarihinden sonra olması nedeniyle anılan yasada öngörülen para cezalarının 5252 sayılı Yasanın 4. maddesi ile artırıma tabi tutulması mümkün değildir. 765 sayılı TCK.da suç tarihinde yürürlükte olmadığından 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen idari para cezaları 5326 sayılı Kabahatler Kanununa tabi olup anılan Yasanın 17/7. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yeniden değerlendirme oranında arttırılarak uygulanacağında kuşku yoktur.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak hesaplama sonucu 4857 sayılı Yasanın 98. maddesine göre belirlenecek idari para cezası miktarının Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 22.5.2006 gün ve 2006/392 müteferrik sayılı kararında belirtilen miktar olduğu idari para cezasına yapılan itirazı inceleyen Sulh Ceza Mahkemesinin de buna göre karar vermesi gerektiği anlaşılmış olup açıklanan bu nedenlerle Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi kararında usul ve yasaya bir aykırılık görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy