(765 S. K. m. 2, 160) (5237 S. K. m. 7)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- 765 sayılı TCK. nun 160/2. maddesinde düzenlenen izin kurumu şeklen bir usul kuralı olarak görünmekte ise de; tıpkı şikayet, şikayetten vazgeçme, zamanaşımı, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi dava şartına ilişkin müesseselerde olduğu gibi, maddi ceza hukuku içinde düzenlenmiş olup, maddi ceza hukuku ile sıkı sıkıya bağlı, cezayı doğrudan etkileyici bir nitelik taşımış olması karşısında; 765 sayılı TCK.nun 2, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinin öngördüğü lehe yasa kapsamına dahil olup, sanık lehine bir güvence olarak getiriliş bulunan izin şartının 5237 sayılı TCK. ile kaldırılmış olmasını, sanık lehine olan bu kuralın uygulanmasına engel oluşturmayacağı gözetilerek; suç tarihi itibariyle müsnet suçun kovuşturmasının izne tabi olması nedeniyle, Adalet Bakanlığından izin verilip verilmeyeceği yönünden açıkça görüş alınmasından sonra karar verilmesi gerekirken, sadece 5237 sayılı TCK.da suçun takibini izne tabi olmadığını belirten Bakanlık görüşüne dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 647 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5275 sayılı Yasa'da yer almadığı gözetilmeden, ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi;
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy