(5271 S. K. m. 170, 174) (6762 S. K. m. 711)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheliler M. Kantar ve Nurten Unlu Mamülleri Pasta Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Bursa C. Başsavcılığının 10.02.2006 gün ve 2005/47509 hazırlık, 2006/2386 esas, 2006/1609 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK.'nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2006 gün ve 2006/510 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2006 gün ve 2006/171 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.04.2006 gün ve 2006/90818 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Tüm dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, mahkemece, şüphelilerden M. Kantar'ın soruşturma evresindeki savunmasında çeklerin dolandırılmak suretiyle ellerinden çıktığını, bu konuda Sinan ve Murat isimli kişilerden şikayetçi olduğunu, bankaya ödemeden men talimatı verdiğini beyan etmesi sebebiyle bu hususlar araştırılmaksızın dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, şüphelinin şikayeti ile ilgili olarak dolandırıcılık suçundan dolayı Sinan isimli sanık hakkında, anlaşmazlığın hukuki mahiyette olduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, ilgili bankaya ödemeden men talimatı verilmiş olmasının da tek başına atılı suçtan ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, şüphelinin savunmasında menfi tespit veya iptal davası açtığına ilişkin herhangi bir beyanının olmaması karşısında, mevcut delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği cihetle yazılı şekilde verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
1- Şüphelinin dolandırıcılık iddiası ile C. Savcılığına yaptığı başvuru üzerine başlatılan soruşturmanın sonucunun, duruşma aşamasında C. Savcılığından sorulmasının olanaklı olması ve Bursa C. Savcılığının 02.03.2006 tarihinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ekinde, söz konusu iddiaya ilişkin olarak takipsizlik kararı verilmiş olduğunun da anlaşılmasına karşın, bu hususa ilişkin olarak itirazın yerinde olduğunun gözetilmemesi;
2- 08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanun ile ekli 3167 sayılı Kanun'un 16b/2 maddesinde Çekin karşılığı bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8. maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte, ihtiyati tedbir kararı veya ödemeden men yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar. hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükümde belirtilen ödeme yasağı kavramı, mahkemelerce verilen ve çek bedelinin bloke edildiği ödeme yasağı kararlarını ifade etmekte olup, keşidecinin, TTK. nın 711/3. maddesine dayanarak, mahkemeden karar istemeksizin verdiği ödemeden men talimatlarının, şikayet hakkının doğumuna etki etmeyeceği gibi, tek başına suçun oluşumunu da engellemeyeceği gözetilmeksizin; ayrıca, bu gibi hususların mahkemece araştırılmasının mümkün bulunması ve 5271 sayılı CMK' nın 174. maddesi kapsamında iddianamenin iadesini haklı kılacak bir neden de olmaması nedeniyle,
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.03.2006 gün ve 2006/171 müteferrik sayılı kararının CMK'ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 30.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy