(5237 S. K. m. 58, 221, 314)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK. nun 314. maddesinin 3. fıkrasının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümleri bu suç açısından da aynen uygulanır amir hükmü karşısında, örgüt kurma suçu kapsamında bulunan 5237 sayılı TCK. nun etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinde öngörülen şartlar oluştuğu taktirde silahlı örgüt mensubu olanlar için de uygulanabileceğinden, sanığın örgütün amacı doğrultusunda gerçekleştirdiği ayrıca suç teşkil edecek faaliyetleri bulunup bulunmadığı araştırılıp, samimi bir şekilde etkin pişmanlık gösterip göstermediği de tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5237 sayılı TCK. nun 58. maddesi örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere bu hususlar bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı örgüt üyeliği suçundan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda bir karar verilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy