(5237 S. K. m. 314) (765 S. K. m. 168)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tayin olunan cezanın süresi bakımından koşulları oluşmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318 inci maddesi gereğince REDDİNE;
Patlayıcı madde bulundurmak suçundan her iki sanık hakkında açılan dava nedeniyle zamanaşımı içinde her zaman karar verilebileceği düşünülmüştür.
1-Sanık M. K. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu maddesi örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca uygulanacak infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere bu hususlar bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimiyle ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı örgüt üyeliği suçundan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık İ.. K.. hakkında kurulan hükme gelince;
Sanığın kod adı kullanma, kırsaldaki örgüt mensuplarıyla görüşüp bu kişiler tarafından verilen bombayı bir süre evinde saklama örgüte erzak götürme gibi mahkemece de kabul edilen eylem ve faaliyetlerinin süreklilik ve çeşitliliği nazara alındığında eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 168/2 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddelerinde tanımlanan silahlı örgüte üye olma suçunu oluşturduğu hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup sanığın cezai yönden kazanılan hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bozulmasına, 04.02.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy