(5237 S. K. m. 50, 53, 301) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık hakkında hükümetin manevi şahsiyetinin alenen aşağılama suçundan dava açılmış ise de; sanığın iddianamedeki anlatımda belirtilen sözlerinin Devleti aşağılama suçunu oluşturacağı gözetilerek hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5759 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesi uyarınca Adalet Bakanından izin alındıktan sonra bu suçtan sanığın hukuki durumunun yeniden tayini ve takdir edilmesinin gerekmesi,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile ilgili olarak;
a) Sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı;
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy