(1412 S. K. m. 317, 318) (5237 S. K. m. 53)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Şikayetçinin, sanığın üzerine atılı silahlı örgüt üyeliği suçundan zarar görmesi söz konusu olmayıp, bu nedenle de davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin temyizine gelince;
Tayin olunan cezanın süresi itibariyle şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Örgütten kendiliğinden ayrılarak teslim olan ve pişman olduğunu beyan eden sanığın, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenmesine iştirak edip etmediği araştırılıp, açıklamalarının doğruluğu Emniyet Genel Müdürlüğünden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğu süresinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar olacağının gözetilmemesi,
3- Mükerrerlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek mercii 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5.fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 08.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy