(5237 S. K. m. 22, 43, 53, 54, 63, 85, 106, 170) (6136 S. K. m. 13)
Dava: Bir yakını ile yemekli köy düğününe katılan sanığın, topluca yemek yenilen masaya oturup bir süre yemek yediği ve alkol aldığı, oturduğu yerden taşıdığı ruhsatsız silahını çıkarıp ateş etmek için havaya kaldırdığı, ancak tabancanın tutukluluk yaptığı, bu kez topluca yemek yenilen masanın altına aldığı, namlusu yere paralel vaziyette kurcalarken ateş alması ile mermi çekirdeğinin aynı masada oturan ...'in bel hizasından vücuduna girdiği, buna rağmen bu kez tabancayı havaya tevcih ederek ateş etmeye devam ettiği, ...'in yandım anam diye bağırıp masadan can havli ile kalkıp dışarıya koşması ile diğer davetlilerin sanığa yeter artık adamı vurdun hala ateş ediyorsun diyerek uyardıkları, bunun üzerine sanığın yanındaki yakını ile olay yerinden geldiği araba ile kaçtığı, kendisini takip eden davetlilerden üç kişinin yetişip önünü kestikleri ve jandarmaya teslim olmasını söyleyip ellerindeki sopalarla üstüne yürüdükleri, sanığın üç kişiye silahını tevcih ederek yaklaşmayın olan oldu yoksa sizi de vururum diye tehdit ettiği, şahısların korkarak ayrıldıkları, sanığın bir süre sonra arcını terk edip ormana doğru kaçtığı, ertesi gün jandarmaya teslim olduğu, aracının boş arazide camları kırılmış vaziyette ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın olay anında kullandığı tabancanın kuru sıkı olduğunu savunarak kuru sıkı tabancayı teslim ettiği, ancak olay yerinde 9 mm çaplı ateşli silaha ait boş kovan ele geçirildiği, yaralananın hastaneye kaldırıldığı, yolda vefat ettiği, otopside karın aortu ve toplardamarın parçalanması neticesinde oluşan solunum ve dolaşım yetmezliği nedeniyle ölümün gerçekleştiğinin tespit edildiği, mermi çekirdeğinin bel hizasından girerek yere paralel düz drajede olduğu, mermi çekirdeğinin deforme olmadan sırtta deri altında olduğu tespit edilmiştir.
Karar: Sanık ispatlandığı kabul edilen,
1- Taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 S. TCK.'nun 85/1, 22/3, 63 maddeleri uyarınca neticeten 9 yıl hapis cezası ile,
2- Genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan 5237 S. TCK.'nun 170/1-c, 53/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl hapis cezası ile,
3- Silahla zincirleme tehdit suçundan 5237 S. TCK.'nun 106/2-a, 43/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl hapis cezası ile,
4- Ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 S. K.'nun 13/1, TCK'nun 53/1, 54/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 450,00 YTL APC cezası ile,
Yerel Mahkemece Cezalandırılmasına, tutukluluğun devamına karar verilmiştir.
Kararı sanık müdafii, olayda bilinçli taksirin unsurlarının bulunmadığı, eylemin tek olması sebebiyle taksirle yaralama ve genel güvenliği tehlikeye sokmak suçlarından ayrı ayrı ceza verilemeyeceği fikri içtima kurallarının uygulanarak en ağır cezayı gerektiren suçtan tek ceza verilmesi gerektiği, tehdit suçunun unsurlarının bulunmadığı gerekçeleri ile temyiz etmiştir.
Yüksek mahkeme ise,
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
1- Taksirle ölüme neden olma suçunu işledikten sonra olay yerinden kaçan sanığın peşine düşerek aracının önünü kesip camlarını sopalarla kıran şahıslara karşı kendisini kurtarmak amacıyla silah çekme eyleminde sanığın tehdit kastının bulunmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 S. TCK.'nun 53. maddesinin c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 02.05.2007 gününde oybirliği ile karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy