(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230) (5237 S. K. m. 53, 58, 221) (5275 S. K. m. 108) (1412 S. K. m. 318)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın tür ve süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar G. H. ve G. H. müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Sanık A. R. A. hakkında;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ve C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar N. E., E. K. (E.), H. G., T. Y., F. K., G. H., G. H. hakkındaki temyizlerle ilgili olarak;
Güvenlik güçlerince yakalanarak ele geçirilen sanıklar N. E. ve E. K.'nın örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli açıklamalarda bulunmadıkları, 5237 sayılı TCK.nun 221. maddesinde öngörülen koşulların bu nedenle oluşmadığı gözetilmeden haklarında aynı Yasanın 221/4 maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre yukarıdaki eleştiri dışında verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
a- TCK.nun 58/son maddesi örgüt mensubu suçlular hakkında mükerrirlere ilişkin infaz rejimi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağına ilişkin hüküm taşımakta ise de anılan maddede denetimli serbestlik tedbirinin süresi gösterilmemiştir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanıklarla ilgili hak yoksunluğuna ilişkin bölümünün sonuna c bendinde yer alan hakkı kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ibaresinin eklenmesi, denetimli serbestliğe ilişkin bölümden takdiren 1 yıl süre ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanıklar A. E., F. E., H. H., H. P., B. P., H. A., H. A., L. A., S. A. haklarındaki temyizlere gelince;
A- Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin her bir sanık için ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirilmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, sanıklara ilişkin olarak bir kısım eylemlerin sayılması ile yetinilerek yasal gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
B- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Mahkemece, propaganda faaliyetlerine katılmak, talimatlar doğrultusunda örgüt mensuplarını evlerinde barındırmak, örgüt sorumlularına para yardımında bulunmak gibi eylemlerin bir bütün halinde tüm sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların silahlı örgüte üye olma suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
b- 4959 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yakalanan sanıkların örgüt içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle örgütün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım ettiğine ya da bilgi ve belge vererek, yahut bizzat çaba göstererek örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle de yasada aranan koşulların oluşmadığı gözetilmeden haklarında anılan Yasa hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 19.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy