(5237 S. K. m. 220, 314) (5271 S. K. m. 250, 252)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK. nun 314. maddesinin 3. fıkrasında; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler bu suç açısından aynen uygulanır. denilmekte, anılan Yasanın 220. maddesinin 6. fıkrasında ise örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır. hükmünü taşımaktadır. Anılan Yasa maddelerinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında; 5237 sayılı TCK. nun suçların içtimaı bakımından gerçek içtima kurallarını benimsediği, Suç oluşturan kaç eylem varsa o kadar suç ve kaç suç varsa o kadar ceza vardır. ilkesi yönünde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın silahlı terör örgütü PKK'nın amacı doğrultusunda ve yaptığı eylem çağrısı üzerine organize edilen 28.3.2006 ve 29.3.2006 tarihlerinde gerçekleştirilen korsan gösterilere katılmak, görevli kolluğu takarak kalabalığı belli bir tarafa yönlendirmek, bizzat polise taş atmak suretiyle; örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hem silahlı örgüt üyesi olmak suçundan hem de suç oluşturan fiilleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule göre de; 5271 sayılı CMK. nun 250. maddesinde sayılan suçlara bakmak üzere kurulan mahkemenin, anılan Yasanın 252/1-g. maddesindeki istisna hükmü de nazara alındığında; 2911 sayılı Yasaya aykırılıktan açılan davaya bakmasına yasal olanak bulunmadığından bu suçtan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy