(5237 S. K. m. 22, 53, 62, 89, 179) (2918 S. K. m. 48)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve bilinçli taksirle yaralama suçlarından sanık A. K.'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 89/4, 22/3, 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 25 gün ve 6 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezaların ertelenmesine, anılan Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair, Ardeşen Sulh Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 tarihli ve 2006/128-182 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Bilinçli taksirle yaralama suçuna ilişkin olarak, hükümden sonra 19/12/2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/4. maddesinin değiştirilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahallinde yapılarak, bir karar verilmesinin mümkün olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında verilen 25 gün ve 6 ay 20 gün kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- Sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve bilinçli taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Trafik güvenliğini tehlikeye sokma başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise iki kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu,
Bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırabileceği, bilinçli taksirle yaralama suçundan sanığın mahkum edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılmayacağı,
Keza 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesinde alkollü araç kullanma eyleminin düzenlendiği ve bu kabahatten dolayı idarece idari para cezasının da tayin edilebileceği,
Gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın bir eylemden dolayı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarma anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 29.3.2007 gün ve 17449 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16.4.2007 gün ve 2007/68063 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Ardeşen Sulh Ceza Mahkemesinin 29.9.2006 tarih ve 2006/128-182 sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm arasından çıkartılmasına, 5237 sayılı Kanunun 179/2. maddesi uyarınca tayin olunan cezanın kaldırılmasına, bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy