(5271 S. K. m. 62, 170, 174, 309)
Taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan şüpheli Cengiz Aksakal hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.11.2006 tarihli ve 2006/4283-1196-536 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2006 tarihli ve 2006/283-283 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2006/952-795 müteferrik sayılı kararının;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında; şikayet tarihinin iddianamenin başlık kısmına yazılmaması, bilirkişi raporunun alınarak hukuki durumun değerlendirilmemesi, şüphelinin sabıka kaydında bulunan ilamının mahkemesinden alınmaması, şüphelinin sosyal ve içtimai durumunun araştırılmaması, sürücü belgesinin tasdikli örneğinin getirtilerek dosyaya konulmaması ve fotokopi evraklarının aslına uygunluğunun onaylanmamasının gösterilmediği, ayrıca uzman bilirkişilerden rapor aldırılması hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 62 ve devam maddelerinde de bu hususa işaret edilerek bilirkişilerden rapor aldırılması, hakim veya mahkemeye ait olup soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından da bu yetkilerin kullanılabileceğinin öngörüldüğü, kural olarak bilirkişi görüşünün alınmasının hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda rapor alınmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet Savcısınca farklı değerlendirilebileceği, somut olayda hakim tarafından bilirkişi raporu aldırılmasının gerekli olacağı dikkate alınmaksızın, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK. nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 4.1.2007 gün ve 239 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 25.1.2007 gün ve 2007/4565 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre şikayet tarihinin suç tarihiyle aynı gün olması ve atılı suçun şikayete tabi olmaması nedeniyle yerinde görüldüğünden, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 gün ve 2006/952-795 esas ve sayılı kararının CMK. nun 309.maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 22.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy