(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli A. C. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.03.2008 tarihli ve 2007/6950 soruşturma, 2008/772-324 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Düzce 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 02.04.2008 tarihli ve 2008/131 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2008 tarihli ve 2008/77 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre Düzce 2.Sulh Ceza Mahkemesince uzlaşma usulü uygulanmadığı ve mağdurun kesin raporunun aldırılmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 174/1-c maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaşmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin Temel ilkeler başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasındaki Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile rıza gösterilmeleri halinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler şeklindeki düzenleme karşısında, müştekiler M. E. ve N. E.'ün 11.12.2008 tarihli beyanlarında uzlaşmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında uzlaştırma yapılamayacağı ve mağdurun kesin raporunun aldırılmamasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1. maddesinde sayılan iddianamenin iadesi sebeplerinden olmadığı cihetle, eksikliğin mahkemesince giderilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 06.06.2008 gün ve 31984 sayılı Kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2008 gün ve 131083 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
1- Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesinin Düzce C. Başsavcılığının 17.03.2008 gün ve 2008/324 nolu iddianamesini uzlaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapılmamış olması ve mağdurun doktor raporunun duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi bakımından da alınması gerektiği hususlarına dayalı olarak iade ettiği, C. Başsavcılığınca bu karara karşı yapılan itirazın sadece doktor raporunun alınmasına ilişkin gerekçe ile sınırlı olduğu ve inceleme konusu merci kararında da itirazın sadece bu sebebe bağlı olarak reddedildiği anlaşıldığından, inceleme konusu merci kararında bulunmayan uzlaşmanın usule uygun olarak yapılmamış olması sebebine dayalı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Doktor raporunun belirtilen şekilde alınmamış olması sebebine dayalı olan bozma istemi bakımından yapılan incelemede;
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının isteği üzerine suç tarihinden 4 ay sonra düzenlenen doktor raporunda, yaralamanın mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirmesine neden olup olmadığı hususunun şuurunun açılmasını takiben 18 ay sonra yapılacak muayenesi ile değerlendirilebileceğinin belirtilmesi karşısında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını emreden 141/son maddesi ile usul ekonomisinin bir gereği olarak kesin rapor aldırılmadan geçici rapora dayalı olarak dava açılmasında bir isabetsizlik bulunmayıp, kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden,
Sonuç: Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2008 tarih ve 2008/77 değişik iş sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy