(765 S. K. m. 389, 455)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 765 sayılı TCK.'nın 389. maddesinin de içinde bulunduğu 7. Bap 2. Faslın başlığı Nakliye ve Muhabere Vasıtaları Aleyhine Cürümler olup 389. madde demiryolu kazalarına sebebiyet suçunu düzenlemiştir. Buna göre 389. maddenin uygulanabilmesi için dışarıdan bir fiilin kazaya neden olması gerekir. (bir otomobilin hemzemin geçitte trenle çarpışması gibi) Somut olayda ise, demiryolu makasının yarı açık halde bırakılmasından dolayı kaza meydana gelmiş olup, olay tam olarak tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet olduğundan tebliğnamedeki fiilin TCK.'nın 389. maddesindeki suçu oluşturacağı yönündeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 24.12.2008 gününde sanık M. K.'la ilgili mahkumiyet hükmü yönünden oyçokluğu, diğer sanıklarla ilgili beraat hükümleri yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Temyiz davasına konu olayda; 14.09.2001 tarihinde TCDD'ye ait 61723 sayılı bölgesel ekspres trenin Adana-Mersin seferi sırasında Yenice tren istasyonundan hareket ettikten sonra Tarsus yönündeki çapraz takıma kumanda eden 4 no'lu makasa geldiğinde ilk ve ikinci vagonların makastan normal olarak geçmelerine karşın, makasın tam olarak kilitlenmemesi, yarı açık olması ve farklı yönde düzene geçmesi nedeniyle üçüncü ve dördüncü vagonların raydan çıkıp devrildiği, yolculardan Ş. Ö., G. Y., Ü. K. ve S. K.'in öldüğü, diğer yolcuların ise çeşitli derecelerde yaralandıkları, İTÜ. Ulaştırma Ana Bilim Dalı'nda görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulunun düzenlediği rapora göre, makasçı olan sanık M. K.'ın tren geçişinden önce makası kontrol etme görevini yerine getirmemesi nedeniyle olayda 4/8 oranında kusurlu bulunduğu, makas sisteminin insan faktörüne bağlı eski tip olması, üçüncü şahıslara karşı korumasız bulunması, yarı açık olması, tek bir kullanıcıya bırakılması, mevcut makasın bakımlarının yapılması ve alt yapısı gibi eksiklerin kazanın oluşumunda etkisi olduğunun düşünülmesi nedeniyle işletmenin de 4/8 oranında kusurlu bulunduğu, trenin makinisti İ. K., yardımcısı K. A. ve hareket memuru K. Y.'ın kusurlarının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle sanıklardan M. K.'ın 765 sayılı TCK.nun 455/2-son maddesi uyarınca cezalandırılmasına, diğer sanıkların beraatine karar verilmiştir.
Somut olayda görüş ayrılığına yol açan sorun, nitelendirmeye ilişkindir; başka deyişle sanığın yolcu vagonlarının devrilmesine, insanların ölüm ve yaralanmaları ile vagonlar ve eşyanın tahribine yol açan kusurlu davranışı nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olma suçunu düzenleyen 455. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mı yoksa, demiryollarında taksirle kazaya neden olma suçunu düzenleyen 389. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca mı cezalandırılacağına ilişkindir.
455. madde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun şahıslara karşı işlenen cürümlere ait dokuzuncu babında yer almaktadır. Maddeyle korunmak istenen yarar insan hayatıdır. Bu suçun oluşması için, tedbirsizlik ve özensizlik, meslek ve sanatta acemilik, nizam ve emirlere veya talimatlara aykırılık gibi kusurlu davranışlarla birden çok insanın hayatını kaybetmesine neden olunmalıdır.
389. madde ise Ceza Kanunu'nun yedinci babındadır. Bu bab, kamunun selameti aleyhine cürümlere ayrılmıştır. Burada, 455. maddede olduğu gibi şahsa karşı bir cürüm söz konusu değildir. Maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, demiryolu üzerinde bir kaza vukuu tehlikesine meydan vermek suçun basit hali olarak, kazanın gerçekleşmesi ise ikinci cümlede suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir.
Kazadan maksat, trenin, trende bulunan eşya, yolcu veya görevlilerin zarar görmelerine yol açan herhangi bir olaydır. Gerçekten tren yolculuğunu gerçekleştirecek hizmetin karmaşıklığı ve zorluğu, bu hizmetin yerine getirilmesinde belirli tarifelere sıkı sıkıya uyulmasının gerekliliği, trenin eriştiği büyük hız, kendi güvenliklerini trenlere emanet eden yolcuların çokluğu, tren yolculuğunun hava, deniz ve kara ulaşım araçlarıyla yapılacak diğer yolculuklarla olan bağlantıları itibariyle, trenlerin hasar gördüğü kazalar, diğer ulaşım araçlarının maruz kaldığı hasarlara oranla daha büyük bir önem arzederler. Bu sebepledir ki, trene, tren görevlilerine, yolculara ve trende bulunan yüke bir zarar vermeyen kaza, bu maddenin kapsamına girmez. (Erman-Özek, Kamunun Selametine Karşı İşlenen Suçlar, İst. 1995, s. 138) Majno ise kazayı, vagonların devrilmesi, demiryoluna ait eşyanın harap edilmesi gibi ağır ve büyük zararla, şahıslar için yaralanma veya ölüme sebebiyet biçiminde genel tehlike meydana getirmek olarak tarif eder. (Majno, Ceza Kanunu Şerhi, Cilt 3, No. 1407) Mehaz kanun çalışmaları sırasında ayan komisyonunun, kazadan söz edilirken şahısların tehlikesini de özel biçimde açıklamanın uygun olacağı yolundaki teklifinin, kişilerin tehlikesinin kaza deyiminde zaten mündemiç olduğundan bahisle reddedilmiş olması da, kişilerin beden veya hayatlarına yönelik tehlikenin maddede yer aldığını ortaya koymaktadır. (Majno, Cilt 3, No. 1414)
389. madde kazanın gerçekleşmesini bir ağırlatıcı sebep saymıştır. Kaza tehlikeye dönüştüğünde, ağırlatıcı sebebin uygulanması bakımından, meydana gelen zararın eşyaya veya insanlara yönelik olması ya da hafif veya ağır bulunması önemli değildir; ya ortada kamunun selameti için bir tehlike vardır veya yoktur; bu tehlike varsa ve gerçekleşmişse - zararın niteliği ve niceliği ne olursa olsun - ağırlatıcı sebep uygulanır. Böyle bir tehlike esasen yoksa, yine meydana gelen zararın niteliği ne olursa olsun, fiil 389. maddenin kapsamı dışında kalacağı için bu maddede yer alan ağırlatıcı sebep de uygulanmaz. (Erman-Özek, s. 157)
Nitekim Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.1986 gün ve 459-124 sayılı kararında; 389. madde hükmü, Türk Ceza Kanunu'nun Yedinci babında Ammenin Selameti Aleyhine Cürümler faslında yer almaktadır. Burada kusurlu eylemlerle demiryoluna karşı kaza tehlikesine neden olma hali yaptırıma bağlanmıştır. Başka bir deyişle, suç, kaza vukuu tehlikesiyle oluşur. Önemli olan taksirli eylemin demiryolu araçlarına karşı işlenmesi ve zarar tehlikesi meydana getirmesidir. İki trenin çarpışması, bir trenin yoldan çıkarak devrilmesi, bunun örneğidir. denilerek, suçun demiryolu araçlarına karşı işlenmesi gerektiği vurgulanmış, benzer hususlar 28.04.1986 14-275 sayılı kararında da dile getirilmiştir.
Öte yandan, geçmişte ölümle sonuçlanan demiryolu kazaları nedeniyle farklı suç nitelendirmeleri ortaya çıktığında, bu sorun, içtihatların birleştirilmesi suretiyle çözümlenmiştir. 09.04.1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında: ... sevk ve tedvin sebepleri göz önünde bulundurulduğu takdirde, hususi hallere taalluku itibariyle demiryolu veya deniz kazalarında mahsus hükümler mevcut iken umumi ve şamil hükümleri ihtiva eden 455 inci madde tatbika medar olmamak icap eder. Bununla beraber bu kazalar behemahal demiryolu vasıtalarına karşı işlenen ihmali veya hatalı hareketlerle meydana gelmiş olmalıdır. Aksi halde yani bir trenin veya demiryolu vasıtalarından birinin bir şahsı çiğnemesi veya herhangi bir vasıtaya zarar vermesi, tabiatıyla bundan hariç kalır ve umumi hükümler taşıyan 455 inci maddeye uygun bir suç olur. Bu sebeplere binaen, demiryolu vasıtalarının bir kazaya veya kaza tehlikesine maruz kalması halinde nakil vasıtalarına karşı işlenen cürümlere ait ikinci fasıldaki 389 uncu maddenin uygulanması gerekir... denilmektedir. Sonraki yargısal uygulamalar dahi bu doğrultuda olmuş ve taksirli eylemlerle gerçekleşen kazalarda, demiryolu, tren, içindeki yolcular veya eşya zarar görmüşse 389. maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile uygulama yapılması yerleşmiştir.
Hemen belirtelim ki, İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulanan, 455 ve 389. maddelerde düzenlenen suçlar arasında özel hüküm genel hüküm ilişkisi bulunduğu yolundaki görüş öğretide eleştiriye uğramış, içtihadı birleştirme kararındaki sonuca 79. maddede belirtilen fikri içtima hükmü ile varmanın daha isabetli olacağı savunulmuştur. (Nurullah Kunter, Demiryolu Kazasına ve Dolayısıyla Ölüme Sebebiyet, İHF. Mec., 1947, ayrı bası, sayı 2, s. 1595 vd, Prof. Dr. Faruk Erem, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Cilt IV, 3. Baskı, Ank. 1985, s.135 vd)
Gerçekten de somut olayda, dış dünyada meydana gelen değişiklik, başka deyişle fiil birdir. O da, vagonların devrilmesi, eşyanın tahribi, insanların ölmesi ve yaralanmasını içeren demiryolu kazasıdır. Netice, yani fiil tek olmasına rağmen, şahıs bakımından düşünüldüğünde taksirle insan öldürmeyi düzenleyen 455. madde, kamunun selameti nazara alındığında taksirle demiryolu kazasına sebebiyet suçuna ait 389. madde hükümleri ihlal edilmiştir. Dolayısıyla, bir fiil ile kanunun birbiri arasında özel - genel ilişkisi bulunmayan değişik hükümlerini ihlalden ibaret bulunan ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinde düzenlenen fikri içtima halinin olayda gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sanığın en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerekmektedir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeye göre, 389. maddede ağır hapis, 455. maddede hapis cezası öngörülmektedir. Aynı Yasanın 11. maddesindeki sıralamaya göre de ağır hapis cezası nev'i bakımından hapis cezasına nazaran daha ağırdır; dolayısıyla bu suçlardan ilkinin yargılanması ağır ceza mahkemesinin ikincisinin yargılanması ise asliye ceza mahkemesinin görevine girmektedir.
Bu itibarla, sanığın yargılamaya konu eylemi nedeniyle ihlal ettiği iki ayrı yasa hükmünden dolayı, ister genel hüküm - özel hüküm ilişkisi göz önüne alınsın, isterse fikri içtima ölçütleri gözetilsin, her hal ve koşulda sanık M. K. hakkında 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 389. maddesi ile uygulama yapılması gerekmektedir. Bu sanığın 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 455/2. madde ve fıkrası ile cezalandırılmasına ilişkin uygulama bu yönüyle isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmektedir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy