(5237 S. K. m. 43, 53, 58, 152) (3713 S. K. m. 4)
Karar: Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Mahkemece karar verilip dosyadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında dosya tekrar ele alınıp 5237 sayılı TCK.nun 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik rejimi uygulanmasına dair verilen karar hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, hüküm kesinleştikten sonra bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Adam öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmaması, madde ile düzenlenen hak yoksunluğunun kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde bulunduğu ve hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanması mümkün görülmüştür.
Adam öldürmeye teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından tayin edilen cezaların, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5532 sayılı Kanunla değişik 3713 sayılı Kanunun 4/a maddesi hükmü karşısında aynı Kanunun 5. maddesine göre arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanığın 30.08.2006 tarihli eylemi sonucu E. T.'nun yaralanması ile birlikte şikayetçiler A. Ö.'a, N. Y. (T.) ile A. K. ait araçlar, M. S. E.'e ait Akustik İnternet Cafe ve Ş. Y.'e ait ev ve Tedaş'a ait elektrik panosunda maddi hasarın meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilip 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi gereğince artırım yapılmaması ve sanığın 28.09.2006 tarihinde gerçekleştirdiği bombalama eylemi sonucunda, Mersin Büyükşehir Belediye binasının ve SSK İl Müdürlüğünün camlarının kırıldığının anlaşılması karşısında, kamu malına zarar vermekten 5237 sayılı TCK.nun 152/1-a maddesinden verilecek cezanın aynı yasanın 152/2-a maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mensubu bulunduğu silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemlere fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, adam öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik, patlayıcı madde bulundurma suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, eleştiri dışında incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,
Sonuç: Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, 16.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy