(5237 S. K. m. 220, 314) (3713 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231) (YCGK. 11.03.2008 T. 2008/7-14 E. 2008/50 K.) (YCGK. 04.03.2008 T. 2007/9-282 E. 2008/44 K.)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 4.3.2008 gün ve 2007/9-282 Esas 2008/44 sayılı kararında da belirtildiği üzere 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 314. maddesinin 3. fıkrasında; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin hükümler bu suç açısından aynen uygulanır hükmüne yer verilmiş, örgüt kurma suçuna ilişkin 220. maddenin 4.fıkrasının ise Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da cezaya hükmolunur, şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK.nun sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede örgüt faaliyetleri doğrultusunda işlenen suçlardan da ayrıca sorumluluk esası kabul edilmiş olması karşısında sanığın ayrıca silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 3713 sayılı Yasanın 7/2 maddesi uyarınca da cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık hakkında silahlı örgüt üyesi olma ve patlayıcı madde bulundurma suçlarına ilişkin olarak yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında patlayıcı madde atmak suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy