(765 S. K. m. 72, 451, 455) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 231, 309) (1412 S. K. m. 326)
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık H.O'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 455/1, 455/son, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 5.225.000.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2005 tarihli ve 2004/1572 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.06.2008 tarihli ve 2007/658 E., 2008/8040 sayılı ilamıyla, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmesi üzerine, sanığın lehine olan 765 sayılı Kanunu'nun 23 1/6-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin aynı Mahkemenin 02.12.2008 tarihli ve 2008/353-509 sayılı kararına karşı sanık vekili Avukat M.Ç.'ün 05.12.2008 tarihli temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile yapılan inceleme sonunda itirazın kabulüne, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasın ilişkin kararın kaldırılmasına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarihli ve 2009/82 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, Afyonkarahisar 1. Asl. C. Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına sadece sanık vekilinin itiraz etmesi karşısında, itirazın reddi yerine sanık aleyhine olacak şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 20.07.2009 gün ve 40596 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve 2009/185820 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1412 sayılı CMUK'nın sadece hükümlere ilişkin olarak temyiz yasa yoluna başvurulduğunda uygulanma olanağı bulunan 326. maddesinin son fıkrasının itiraz muhakemesinde uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için CMK 231/6-c maddesi uyarınca gerekli olan zararın giderilmesi nesnel koşulunun yerine getirilmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmış, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarih ve 2009/82 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde bulunmayan kanun yararına bozma isteminin bu sebeple REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
AFYONKARAHİSAR
1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
DEĞİŞİK İŞ NO: 2009/82
Sanık H.O. müdafii Av.M.Ç. 05.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarih 2008/353 E.-509 sayılı kararına yönelik itirazda bulunmakla konuya ilişkin Cumhuriyet Savcısının yazılı mütalaası alınarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar H.O., K.K. ve A.B. haklarında Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/353 E.-509 sayılı kararı ile sanık H.O.' ın sabit kabul edilen ölen A.O.' ya yönelik Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Sonucu Ölüme Sebebiyet Vermek suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK' nun 455/1, 455/son maddeleri gereğince 1 sene 3 Ay hapis ve 275,00 YTL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara yönelik sanık müdafii tarafından süresinde itiraz edilmekle dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.
Dava dosyası içeriği itibariyle; sanığın kendisine ait vinçle kamyondan kağıt balya yükünü indirdiği sırada taşıma zincirinin takılmasından dolayı kağıt balyaların kamyondan aşağı düşerek iş yerinde işçi olarak çalışan müteveffa A.O.'un ölümüne sebebiyet verdiği, meydana gelen olayda sanığın 5/8 oranında kusurlu olduğunun kabul edilerek toplanan delillere göre 20.12.2005 tarihli kararla sanığın sübutu benimsenen eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 455/1, 455/son, 647 S.Y.'nın 4. ve 765 sayılı TCK'nun 72. maddesi gereğince sonuçta 5.225,00 YTL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 S.Y.'nın 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş, bu kararın müdahil ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay 9. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde, yargılama sırasında 5728 S.Y.'nın 562. maddesi ile CMK'nun 231/5. fık. maddesindeki yapılan değişiklik itibariyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla 19.06.2008 tarih 2007/658 E.-2008/8040 K. Sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilerek dava dosyası mahkemesine iade olunmuştur.
Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada taraflar adına uyarılı çağrı kağıdı çıkarılmakla birlikte katılan F.O. adına duruşma gününü bildirir uyarılı çağrı kağıdının çıkarılmadığı, katılan M.O. adına çıkarılan uyarılı çağrı kağıdının ise katılanın vefat etmesi nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, katılanlar vekili Av.T.Ş.'in yapılan duruşmaya katılması sonucu davaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Katılan M.O.'un, eşi F.O. tarafından vefat ettiği bildirildiğinden katılana ait aile nüfus tablosu getirtilerek beyanının doğruluğunun araştırılması ve katılan vefat etmiş ise vekalet ilişkisi sona ereceğinden Av.T.Ş.'in katılan adına davayı takip yetkisi ortadan kalkmakla, katılanın yasal mirasçılarının tespiti ile bu kişiler adına duruşma gününü bildirir uyarılı çağrı kağıdı çıkartılması gerektiği halde CMK'nun 243. maddesine aykırı şekilde davaya devamla hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
Öte yanda CMK' nun 231/6.fık. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geriye bırakılması için suçun işlenmesi ile mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği ön şart olduğu halde yargılama sırasında meydana gelen zararın tespiti ve bu zararın giderilip giderilmediği yönünde hiçbir araştırma yapılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, oysa zararın tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde CMK' nun 231/5 maddesi uygulanabileceği, karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmiş olmasının usule aykırılığın resen gözetilmesinin gerekmesi karşısında aleyhe bozma yasağı kapsamı içerisinde değerlendirilemeyeceği ve usul hükmüne uyulmasının zorunlu olduğu, bu nedenle CMK'nun 231/6. fık. maddesinde öngörülen koşulların mevcudiyeti yönünde herhangi bir araştırma yapmaksızın sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geriye bırakılması usule ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu gerekçelerle usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin yapılması ve zararın giderilip giderilmediği yönünde bir tespitin bulunmaması nedenleri ile itirazın kabulüne ve mevcut usule aykırılıklar yeniden yargılamaya gerektirdiğinden, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması karşısında söz konusu usulü işlemlerin gereğinin takdir ve ifası amacıyla dava dosyasının görevli mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıdaki gerekçeler ışığında,
1- Sanık H.O. hakkındaki Afyonkarahisar 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarih 2008/353 E.-509 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin itirazının KABULÜNE,
2- İtirazın kabulü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına,
3- Suça konu taksirle ölüme neden olmak suçundan kaynaklanan tedavi masraf ve giderleri ile varsa diğer zararın tespiti yeniden yargılamayı gerektirdiğinden ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması karşısında mahkemesince gerekli araştırmanın yapılarak, varsa zararın giderilmesi halinde veya tüm zararın giderilmesi koşuluna bağlı olarak gereğinin takdir ve ifası, ayrıca müvveffa katılan M.O.'un yargılamanın devamı sırasında vefat etmesi nedeniyle bu hususun araştırılarak doğruluğu halinde mirasçılarının davaya katılması yönünde adlarına uyarılı çağrı kağıdı çıkarılması hususunda usulü işlemlerin ikmali amacıyla dava dosyasının görevli mahkemesine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, talebe aykırı ve CMK'nun 271/4. maddesi gereğince kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. 29.01.2009
KARŞI OY
İnceleme yetkisi itirazla sınırlı olan itiraz mercii itiraz eden sanık aleyhine sonuç doğuracak tarzda karar veremez. Katılan F.O. kendini vekil ile temsil ettirdiğinden tebliğ edilemediğinden katılana yeniden çağrı kağıdı çıkarılması yönündeki çoğunluk görüşü yerinde değildir. Ancak katılanlardan M.O.'un ölmesi nedeniyle CMK 243. maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kalması ve katılan vekilinin de M.O. ile ilgili vekilliğinin sona ermesi nedeniyle katılanın haklarını takip etme hakkı bulunan katılan M.O. mirasçıları E.O. ve F.O.'ya CMK 260/1 maddesi gereğince kararın mahkememizce tebliği sonraki CMK 271/2 maddesi gereğince itiraz konusunda karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 29.01.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy