(5237 S. K. m. 220, 314) (3713 S. K. m. 2)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar hakkındaki hükme yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrasında; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. Hükmüne yer verilmiş, örgüt kurma suçuna ilişkin 220. maddenin 6. fıkrasında ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 2/2. maddesinde Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişiye ayrıca üye olma suçundan dolayı da cezaya hükmolunur. şeklinde düzenleme getirilmiştir. 765 sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede, örgüt adına suç işleyenlerin örgüt mensubu gibi sorumlu tutulacaklarının kabul edilmiş olması karşısında, örgütün internet ve basın yoluyla yaptığı eylem çağrısı üzerine hareket eden sanıkların hem örgüt üyeliği hem de örgüt propagandası yapma suçlarından cezalandırılmaları gerekmekte olup bu bilgilere göre sanıklar hakkında ayrıca TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın silahlı örgüte üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıklar silahlı örgütün propagandasını yapma suçunu işledikleri kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık örgüt üyeliği, sanıklar örgüt propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA.
2- Sanığın 11.03.2007 tarihli gösteri sırasında ayrıca örgüt propagandası yapma suçundan da kararın 1. paragrafında belirtilen nedenlerle cezalandırılması gerektiğinin düşünülmesi.
3- Sanıkların ben bir Kürdistanlı olarak, kürdistanda sayın bir siyasal irade olarak görüyor ve kabul ediyorum ibarelerini içeren bildirileri imzalamaktan ibaret eylemlerinin suç teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesi.
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu nedenle görülmüş olduğundan ceza yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükmün BOZULMASINA, 13.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy