(647 S. K. m. 4) (1412 S. K. m. 326) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Suçun bilinçli taksirle işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmeyeceği gibi 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında da eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına ilişkin 27.06.2005 tarihli önceki hükmün Dairemizce eylemin bilinçli taksirle işlendiği gerekçesiyle suç vasfında aleyhe bozulduğunun anlaşılması karşısında; davaya yeniden bakacak olan mahkemece 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesi gereğince sanığa bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasında, bozma kararında belirtilen ve aleyhe sonuç doğuracak olan hususlarda açıklamalarda bulunma, bozma kararını tartışma ya da gerekli görülen hallerde savunma yapma ve savunmasını kanıtlayacak delil sunma olanağının tanınmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı,
2- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy