(5237 S. K. m. 50, 151, 152, 168) (5271 S. K. m. 231) (YCGK. 11.03.2008 T. 2008/7-14 E. 2008/50 K.)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 5237 sayılı TCK'nın malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmi geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Yasanın 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, kanuni bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak şekilde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu biçimde yorumlanamayacağı gözetilmeden, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi yasaya aykırı,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ait düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 28.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy