(5237 S. K. m. 214, 215)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların süreleri itibariyle koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- 20.10.2008 tarihinde işlenen 3713 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanığın topluluğa hitaben açıklattırdığı kabul edilen basın açıklamasının içeriğinde propaganda teşkil eden sözlerin bulunmadığı, sadece Rezdan Öcalan sözlerinin yer aldığı, bu itibarla yüklenilen eylemin TCK'nın 215. maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 02.04.2009 tarihinde işlenen 3713 sayılı Kanuna aykırılık, silahlı örgüt üyesi olma, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince,
Ağrı ili DTP Belediye Başkan adayı olan sanığın 29.03.2009 günü yapılan yerel seçimlerde seçimi kaybetmesi üzerine toplanan halka hitaben ölmesi gereken yerde ölmesini bilmeyen namerttir, Vali istifa etsin, bundan sonra olacak olaylardan Vali sorumludur, Ağrı'da kan gövdeyi götürecek şeklindeki konuşmaları üzerine gerçekleşen olaylar nedeniyle,
a- Sanıkça söylenen sözlerin genel nitelikte olup somut bir eylem çağrısını içermediği, toplulukça işlenen mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında grubu azmettirdiğinin anlaşılamadığı, bu nedenle sarf edilen sözlerin kapsamına göre TCK'nın 214/1. maddesinde düzenlenen suç işlemeye tahrik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek ayrıca 3713 sayılı Kanuna aykırılık, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından da mahkumiyetine karar verilmesi,
b- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın silahlı örgüt üyesi olma suçundan cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı her türlü kuşkudan uzak delil elde edilemediği düşünülmeden, anılan suçtan beraatı yerine, değerlendirmede yanılgıya düşülerek mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozmanın içeriğine göre sanık hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasına, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı taktirde, derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 13.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy