(AİHS m. 10) (2709 S. K. m. 26) (5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 72, 155, 165) (5237 S. K. m. 53, 62) (3713 S. K. m. 7, 13)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar M. F. A. ve M. Ü. hakkında kurulan hükümlerin incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezalan azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık N. O. hakkında kurulan hükme gelince;
Sanığın yaptığı basın açıklaması bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26. ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10. maddelerinde öngörülen, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ile de desteklenen ifade hürriyetinin kullanılması kapsamında eleştiri niteliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
DİYARBAKIR
4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK. 250. MADDESİ İLE GÖREVLİ)
DOSYA NO: 2009/121
KARAR NO: 2009/310
C.SAVCILIĞI ESAS NO: 2009/313
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
SUÇ: Terör Örgütü Propagandası Yapmak
SUÇ TARİHİ: 26/01/2009
KARAR TARİHİ: 07/05/2009
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde açılan kamu davasının yapılan yargılamaları sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ait 26,02.2009 tarih ve 2009/298 sayılı iddianame ile; 26.01.2009 tarihinde Mazıdağı DTP ilçe binasından çıkan parti yöneticileri, parti üyeleri ve ilçe halkından oluşan yaklaşık 250 kişilik bir grubun toplu halde yürüyerek Cumhuriyet Meydanına geldikleri, burada Kürtçe Resmi Eğitim Dili Olsun başlıklı basın açıklamasının yapıldığı, yapılan bu basın açıklaması ve kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında; grubun zılgıtlar çalarak, alkışlarla tempo tutarak ve zafer işaretleri yaparak PKK terör örgütü ile elebaşı lehine Biji Serok Apo (Yaşasın Başkan Apo), Be Serok Jiyan Nabe (Başkansız Yaşam Olmaz), Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz), Jın Jiyan Azade (Kadın Yaşam Özgürlük) şeklinde sloganlar attığı, zımane me rumetya meye, (dilimiz onurumuzdur), dilimizi istiyoruz, zimene me hebuna meye, dilimiz var iknar ediliyor, em bi zimane dayika xwe penverdekiye dxawazın, biz kendi ana dilimizde konuşmak istiyoruz yazılı döviz ve pankartların açıldığı, böylelikle bu basın açıklaması ve kanunsuz toplantı, gösteri yürüyüşünün PKK terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, sanık M. F. A.'ın terör örgütünün propagandasına dönüşen bu basın açıklaması ve kanunsuz toplantı gösteri yürüyüşüne katılarak, yasadışı slogan atan grup ile birlikte hareket ederek, atılan sloganlara zafer işareti yapmak suretiyle eşlik ettiği, ayrıca Biji Serok Apo (Yaşasın Başkan Apo), Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz), şeklinde sloganlar attığı, Zımane Me Rumetya Meye (Dilimiz Onurumuzdur) yazılı dövizi taşıdığı, sanık M. Ü.'in terör örgütünün propagandasına dönüşen bu basın açıklaması ve kanunsuz toplantı gösteri yürüyüşüne katılarak, yasadışı slogan atan grup ile birlikte hareket ederek, atılan sloganlara alkış ile tempo tutmak suretiyle eşlik ettiği, ayrıca Biji Serok Apo (Yaşasın Başkan Apo), Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz) şeklinde sloganlar attığı, sanık N. O.'un terör örgütünün propagandasına dönüşen bu basın açıklaması ve kanunsuz toplantı gösteri yürüyüşüne katılarak, yasadışı slogan atan grup ile birlikte hareket ederek, atılan sloganlara eşlik ettiği, ayrıca Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz) şeklinde sloganlar attığı, toplanan grubun önlerinde yer alarak Kürtçe olarak konuşma yaptığı konuşmada örgütün fikirlerini dillendirdiği, böylece sanıkların terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptıkları iddia edilerek sanıkların ayrı ayrı 3713 SY. 7/2. Maddesi gereğince cezalandırılmaları talep edildiği anlaşılmıştır.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ait 26,02.2009 tarih ve 2009/298 sayılı iddianame ile sanıklar N. O., M. F. A. ve Muazzez ÛREK hakkında Mahkememize açılan kamu davası 2009/121 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Sanık N. O. atamalardaki savunmasında Özetle; 26/01/2009 günü TRT. nin açmış olduğu Kürtçe televizyonu protesto etmek için, saat 13:00 sıralarında, DTP ilçe teşkilatının önünde toplandıklarını, yaklaşık 250 kişilik grupla birlikte ilçe merkezinde yürüyüş yaptıklarını, DTP ilçe teşkilatının olay günü kendisine vermiş olduğu konuşma metnini topluluğa okuduğunu, dosyada bulunan tutanaklardaki resimlerdeki şahsın kendisi olduğunu, olay anında sadece kendisine verilen konuşma metnini okuduğunu, herhangi bir slogan atmadığını, başkalarının slogan attığını da duymadığını, terör örgütü propagandasını yapmak suçunu işlemediğini belirttiği anlaşıldı.
Sanık M. F. A. atamalardaki savunmasında özetle; 26.01.2009 günü Mazıdağı İlçe Merkezinde bulunduğu sırada, 250 kişilik bir grubun DTP ilçe binasını önünde toplandığını, kendisinin de bu toplanan gruba katıldığını, grupla birlikte ilçe merkezinde yürüyüş yaptığını, ancak bu grubun içersinde bulunduğu sırada slogan atıp atmadığını hatırlamadığını belirttiği anlaşıldı.
Sanık M. Ü. aşamalardaki savunmasında özetle; 26/01/2009 günü ana dilde eğitim kampanyasına destek vermek amacıyla, 250 kişilik bir grup olarak DTP ilçe binasının önünde toplandıklarını ve bu amaçla grup olarak ilçe merkezinde yürüyüş yaptıklarını, bu yürüyüş için resmi makamlardan izin alınıp alınmadığını bilmediğini, yürüyüş sırasında iddia edildiği gibi biji serok apo şeklinde slogan atmadığını, ancak yürüyüş esnasında bir takım bağrışmaların yaşandığını, grupta bulunan diğer kişilerin yürüyüş esnasında slogan attıklarını da duymadığını, dosyada bulunan resimli tutanaklardaki kişinin kendisi olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, belirttiği anlaşılmıştır.
Kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilmiş bulunan 02.02.2009 ve 30.01.2009 tarihli resimli olay tutanakları, 28.01.2009 tarihli CD çözüm ve tespit tutanağı başlıklı belge, Mazıdağı İlçe Emniyet Amirliği Müdürlüğü tarafından tanzim edilmiş bulunan bilgi notu bacaklı belge ve 04.02.2009 tarihli tahkikat evrakı başlıklı belgenin birlikte incelenmesinden; 26.09.2009 günü Demokratik Toplum Partisi Mazıdağı İlçe Binasından çıkan parti yöneticileri, parti üyeleri ve ilçe halkından oluşan yaklaşık 250 kişilik grubun toplu halde, ilçe binası önünden yürüyüşe başlayarak ilçe merkezinde bulunan Cumhuriyet Meydanına geldiklerini, bu meydanda Kürtçe Resmi Eğitim Dili Olsun başlıklı basın açıklaması adı altında bir bildirinin sanık N. O. tarafından topluluğa okunduğunu, bu yürüyüş ve toplantı sürecinde toplulukta bulunan bazı şahıslar tarafından zılgıtlar atılarak, alkışlarla tempo tutularak ve zafer işaretleri yapılarak, PKK terör Örgütü ile elebaşı lehine Biji Serok Apo (Yaşasın Başkan Apo), Be Serok Jiyan Nabe (Başkansız Yaşam Olmaz), Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz), Jın Jiyan Azade (Kadın Yaşam Özgürlük) şeklinde sloganlar atıldığı, ayrıca zımane me rumetya meye, (dilimiz onurumuzdur), dilimizi istiyoruz, zimene me hebuna meye, dilimiz var iknar ediliyor, em bi zimane dayika xwe penverdekiye dxawazın, biz kendi ana dilimizde konuşmak istiyoruz yazılı döviz ve pankartların taşındığı, sanık M. F. A. ile M. Ü.'in de bu toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı, her iki sanığın da biji serok apo (yaşasın başkan apo) şeklinde sloganlar attıkları hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca 26.01.2009 günü meydana gelen olaya ilişkin görüntülerin kolluk kuvvetleri tarafından usulüne uygun olarak CD ortamına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Soruşturma aşamasında re'sen seçilen bilirkişi M. A. K.'dan 26.01.2009 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin görüntülerin kaydedildiği CD nin çözümü cihetinde rapor temini yoluna gidilmiş olup, M. A. K. tarafından tanzim edilen 23.02.2009 tarihli raporun incelenmesinden; 26.01.2009 tarihinde Mardin ili Mazıdağı ilçesinde yapılan yürüyüş ve basın açıklamasına katılan grubun zılgıtlar çalarak, alkışlarla tempo tutarak zafer işareti yaparak yasadışı sloganlar atıldığı dövizlerin taşındığı, sanık M. F. A.'ın grubun içersinde yer aldığı, grup ile birlikte Be zıman jıyan nabe (dilsiz yaşam olmaz), biji serok apo (yaşasın başkan apo) şeklinde slogan attığı, zımaneme rumetya meye (dilimiz onurumuzdur) yazılı pankartı taşıdığı, sanık M. Ü.'in kalabalık grubun içersinde yer aldığı, grup ile birlikte (Biji serok apo (yaşasın başkan apo) şeklinde slogan atarak atılan sloganlara alkış ile tempo tuttuğu, sanık N. O.'un kalabalık grubun içersinde yer aldığı kürtçe olarak konuşma yaptığı bu konuşmasında ..... Artık Yeter Bundan sonra kendi anadilimizle eğitim istiyoruz kampanyası TZPK tarafından daha önce başlatılmıştı. Bunu gören AKP hükümetini hemen telaş sardığı ve adım attı, attığı adım ve amacı sahtekarlıkla Kürtçe dili ile din propagandasını yapmaktı. Her ne kadar AKP hükümeti mecbur kalıp adım attıysa da, bu atılan adım Kürt halkı için değildir.
Bu Devletin ve AKP hükümetinin bir stratejisidir. İmha ve inkar politikalarını örtmek içindir. Kürt halkı yıllardır özgürlük ve Demokrasi mücadelesini vermektedir. Atılan bu adımların sahte olduğu halkımız tarafından bilinmelidir. AKP hükümetinin niyeti Kürt halkını kandırmak olduğu tarafımızdan ortaya çıkarılmıştır. Bir taraftan yeni bir Kütçe dili ile yayın yapan TRT-6 yi açmak, diğer bir taraftan da her gün Kürt diline yeni davalar açıyorlar. Tutuklular Kürtçe ile konuşamıyorlar konuştukları için ceza alıyorlar, mecliste tutanaklarda hala bilinmeyen dil olarak kayıtlara geçiyor. Diğer taraftan her gün köyler, dağlar Kürdistana uçaklarla bombalar yağdırıyorlar. Bunlar Gazzede İsrail eli ile yapılıyor. Kürdistan'da AKP ile yapılıyor. Bunların hepsi AKP'nin Kürtlere Sahte ve Kara yüzünü gösteriyor. Yine biz kendi halkımıza sesleniyoruz. TRT-6 adı altında oynanan oyuna alet olmayın. Yine biz Devlete ve AKP'ye sesleniyoruz. Söylüyoruz ki artık yeter kirli politikaları inkar ve imha politikalarınızı bırakın. Bu politikalar çözüm değildir. Çözüm için demokrasiyi geliştirin. Artık halkımız bu politikalarla kandırılmıyor. Biz söylüyoruz ki;
1- Kürt dilinin gelişimi için demokratik çözümün olması, oluşacak demokratik modelde Kürt halkının tanınması,
2- Kürt dilinin resmi bir dil olması ve Kürt dilinin üzerindeki baskılar ve engellerin kaldırılması ve dilin zenginleştirilmesi, dilin her alanda kullanılması bunun devlet tarafından görülmesi,
3- Kürt dilinin kirlilikten kurtarılması ve zenginleştirilmesi, Ana dilde eğitimin verilmesi, Kürt enstitüsünün açılması, tüm bunların devletin baskısı altından çıkarılması, oluşacak demokratik örgütlenme modelinde eğitimini verecektir.
4- Devletin attığı adımlarda samimi olsun, Kürt dili üzerindeki asimilasyonun kaldırılması, Kürt dili üzerindeki oluşan tahribatın giderilmesi, pozitif bir havanın verilmesi,
5- Geçmişte Kürt dili için cezaevine giren ve halen tutuklu olanların ve hakkında dava açanlar derhal cezaevinde bulunanların bırakılması, hakkında dava açılanların davalarının düşmesi gerekir.
6- İsmi değiştirilmiş Kürtçe yerleşim yerlerinin isimlerinin iade edilmesini istiyoruz.
7- Dil eğitimi ve ibadetlerin Kürtçe olarak verilmesi, bunun üzerine çağrıda bulunuyoruz tüm halkımıza diline sahip çıksınlar, Kürt dili resmi eğitim dili olsun. şeklinde konuşma yaptığı hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca kolluk kuvvetleri tarafından sanıklar M. F. A. ve M. Ü.'in olay tarihinde belirtilen grup içersinde alkışla ve zafer işareti ile slogan attıkları andaki hallerinin fotoğraflanarak, sanık N. O.'un da dosyada bulunan ve yukarıda belirtilen basın açıklamasını okuduğu sırada ki hali fotoğraflanarak, tutanak ekinde dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında özetle; sanıklar N. O., M. F. A. ve M. Ü.'in üzerlerine yüklenen terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediklerinin sabit olduğumu belirterek, adı geçen sanıkların sabit olan suçlarından dolayı 3713 Sayılı Yasanın 7/2 ve 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, sanıkların savunmaları, kolluk kuvvetleri tarafından tazmin edilmiş bulunan tutanaklar, CD'nin çözümüne ilişkin bilirkişi raporu, toplanan diğer deliller ve tekmil dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
1984 yılında illegal olarak kurulan PKK terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyetinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki topraklarının bir kısmını içine alacak şekilde kürt devleti kurmak amacını taşıdığı, PKK terör örgütünün bu amacına ulaşabilmek için kurulduğu 1984 yılından bu güne kadar, cebir, şiddet ve silahlı eylemler sonucu otuzbini aşkın kişiyi öldürdüğü birçok kişiyi yaraladığı, sayısız köy ve karakol baskını gerçekleştirdiği, bu baskınlar sırasında yağma, katliam ve bombalama gibi vahim nitelikli suçlar işlendiği, silahlı terör örgütünün elebaşı olan A. Ö.'ın 1999 yılında yurt dışında yakalanarak ülkemize getirildiği, adı geçenin yargılamasının yapıldığı ve ağırlaştırılmış muhabbet hapis cezasına mahkum edildiği, bu rağmen PKK terör örgütünün şiddet ve terör içeren eylemlerine yoğun bir şekilde devam edegeldiği,
Bu süreçte,
26.09.2009 günü Demokratik Toplum Partisi Mazıdağı İlçe Binasından çıkan parti yöneticileri, parti üyeleri ve ilçe halkından oluşan yaklaşık 250 kişilik grubun toplu halde, ilçe binası önünden yürüyüşe başlayarak ilçe merkezinde bulunan Cumhuriyet Meydanına geldiklerini, bu yürüyüp ve toplantı sürecinde toplulukta bulunan bazı şahıslar tarafından zılgıtlar atılarak, alkışlarla tempo tutularak ve zafer işaretleri yapılarak, PKK terör örgütü ile elebaşı lehine Biji Serok Apo (Yaşasın Başkan Apo), Be Serok Jiyan Nabe (Başkansız Yaşam Olmaz), Be Zıman Jiyan Nabe (Dilsiz Yaşam Olmaz), Jın Jiyan Azade (Kadın Yaşam Özgürlük) şeklinde sloganlar atıldığı, ayrıca zımane me rumetya meye, (dilimiz onurumuzdur), dilimizi istiyoruz, zimene me hebuna meye, dilimiz var iknar ediliyor, em bi zimane dayika xwe penverdekiye dxawazın, biz kendi ana dilimizde konuşmak istiyoruz yazılı döviz ve pankartların taşındığı, bu meydanda sanık N. O. tarafından Kürtçe Resmi Eğitim Dili Olsun başlıklı .....Artık Yeter Bundan sonra kendi anadilimizle eğitim istiyoruz kampanyası TZPK tarafından daha önce başlatılmıştı. Bunu gören AKP hükümetini hemen telaş sardığı ve adım attı, attığı adım ve amacı sahtekarlıkla Kürtçe dili ile din propagandasını yapmaktı. Her ne kadar AKP hükümeti mecbur kalıp adım attıysa da, bu atılan adım Kürt halkı için değildir. Bu Devletin ve AKP hükümetinin bir stratejisidir. İmha ve inkar politikalarını örtmek içindir. Kürt halkı yıllardır özgürlük ve Demokrasi mücadelesini vermektedir. Atılan bu adımların sahte olduğu halkımız tarafından bilinmelidir. AKP hükümetinin niyeti Kürt halkını kandırmak olduğu tarafımızdan ortaya çıkarılmıştır. Bir taraftan yeni bir Kütçe dili ile yayın yapan TRT-6 yı açmak, diğer bir taraftan da her gün Kürt diline yeni davalar açıyorlar. Tutuklular Kürtçe ile konuşamıyorlar konuştukları için ceza alıyorlar, mecliste tutanaklarda hala bilinmeyen dil olarak kayıtlara geçiyor, Diğer taraftan her gün köyler, dağlar Kürdistana uçaklarla bombalar yağdırıyorlar. Bunlar Gazzede İsrail eli ile yapılıyor. Kürdistan'da AKP ile yapılıyor. Bunların hepsi AKP'nin Kürtlere Sahte ve Kara yüzünü gösteriyor. Yine biz kendi halkımıza sesleniyoruz. TRT-6 adı altında oynanan oyuna alet olmayın. Yine biz Devlete ve AKP'ye sesleniyoruz. Söylüyoruz ki artık yeter kirli politikaları inkar ve imha politikalarınızı bırakın. Bu politikalar çözüm değildir. Çözüm için demokrasiyi geliştirin. Artık halkımız bu politikalarla kandırılmıyor.
Biz söylüyoruz ki;
1- Kürt dilinin gelişimi için demokratik çözümün olması, oluşacak demokratik modelde Kürt halkının tanınması,
2- Kürt dilinin resmi bir dil olması ve Kürt dilinin üzerindeki baskılar ve engellerin kaldırılması ve dilin zenginleştirilmesi, dilin her alanda kullanılması bunun devlet tarafından görülmesi,
3- Kürt dilinin kirlilikten kurtarılması ve zenginleştirilmesi, Ana dilde eğitimin verilmesi, Kürt enstitüsünün açılması, tüm bunların devletin baskısı altından çıkarılması, oluşacak demokratik örgütlenme modelinde eğitimini verecektir.
4- Devletin attığı adımlarda samimi olsun, Kürt dili üzerindeki asimilasyonun kaldırılması, Kürt dili üzerindeki oluşan tahribatın giderilmesi, pozitif bir havanın verilmesi,
5- Geçmişte Kürt dili için cezaevine giren ve halen tutuklu olanların ve hakkında dava açanlar derhal cezaevinde bulunanların bırakılması, hakkında dava açılanların davalarının düşmesi gerekir.
6- İsmi değiştirilmiş Kürtçe yerleşim yerlerinin isimlerinin iade edilmesini istiyoruz.
7- Dil eğitimi ve ibadetlerin Kürtçe olarak verilmesi, bunun üzerine çağrıda bulunuyoruz tüm halkımıza diline sahip çıksınlar, Kürt dili resmi eğitim dili olsun. içerikli bildirinin topluluğa okunduğu, sanık M. F. A. ile M. Ü.'in de bu toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldıkları, sanık M. F. A.'ın her iki eliyle zafer işareti yaparak birden çok kez biji serok apo (yaşasın başkan apo) şeklinde sloganlar attığı, sanık M. Ü.'in de alkışla tempo tutarak grupla birlikte biji serok apo (yaşasın başkan apo) şeklinde slogan attığı,
Böylece, Türkiye Cumhuriyeti Devletini terör örgütü olarak kabul ve mücadele ettiği ve uluslararası platformlarda da terör örgütü olarak kabul edilen PKK. nın ve PKK nın imralı cezaevinde hükümlü olarak bulunan elebaşısı A. Ö.an'ın lehine meydana gelen korsan gösteride sanıklar M. F. A. ile M. Ü.'in slogan atmak suretiyle üzerilerine yüklenen terör örgütü propagandası yapmak suçunu islediklerinin sabit olduğu, sanık N. O.'un da okuduğu basın ifadesi başlıklı bildirideki ifade biçimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin terör örgütü olarak kabul ve mücadele ettiği PKK terör örgütünün söylemine paralel olusu ayrıca sanığın bu bildiri okumakla terör örgütü ve liderinin övücü nitelikte diğer sanıklar ile grup içersindeki başkaca kişilerin slogan atmasına teşvik ettiği bu yönde düşünüleni takviye ettiği böylece sanık N. O.'un da üzerine yüklenen terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği, atılan sloganların silahlı şiddet yöntemini uygulayan terör örgütü ve hükümlü elebaşısı lehine atılmış olması nedeni ile ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış olmakla, sanıklar N. O., M. F. A. ve M. Ü.'in sabit olan eylemi nedeniyle 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliği ile varılmıştır.
Bu cihetle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Tavsilatı yukarıdaki gerekçede ve aşağıdaki gerekçeli kararda ayrıntıları ile açıklandığı üzere;
Sanıklar N. O., M. F. A. ve M. Ü.'in sabit olan terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan eylemlerine uyan fiil ve hareketinden dolayı 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer meydana gelen zararın ağırlığı, failin kastındaki yoğunluk göz önüne alınarak sanıkların takdiren ayrı ayrı 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları mahkememizce lehlerine takdiri hafifletici sebep sayıldığından 5237 Sayılı TCK mm 62.maddesi gereğince cezalarından takdiren 1/6 nispetinde indirim yapılmasına böylece sanıkların ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanıklar hakkında verilen cezalarda başkaca kanuni ve takdiri indirim yada artırıma yer olmadığına,
3713 Sayılı Kanun 13. maddesi gereğince sanıklar hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlarına çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına Ayrıca 5728 Sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK. nun 231/5.maddesinin de 3713 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince sanıklar hakkında lehe uygulanmasına yer olmadığına,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK. unun 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına;
Dosyada bulunan sanıklara resimler ile olay CD sinin dosyada delil olarak saklanmasına;
3 adet davetiye gideri 13.50 TL. ile 2 adet posta gideri 2.65 TL ve bilirkişi ücreti olan 100 TL. nin toplamından ibaret 116.15 TL. yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irad kaydına;
Mahkememizce verilen karara karşı tarafların yüze karşı olması halinde tefhim tarihinden yokluklarında karar verilmesi halinde ise tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde mahkememize verilecek veya gönderilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay'ca incelenmek üzere temyiz yoluna başvuru haklarının bulunduğunun ihtarına,
Temyizi kabil olmak üzere sanıkların yokluklarında; Cumhuriyet Savcısı E. T. (38240)'ün huzuru ile talebe uygun oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen tefhim kılındı. 07/05/2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy