(6136 S. K. m. 13)
Sanıklar H. B. ve M. E. B. müdafilerinin usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmedikleri ve geçerli bir mazeret de bildirmedikleri anlaşıldığından, sanık H. K. hakkında duruşmalı, diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Sanık H. B. müdafiinin verdiği 08.12.2009 havale tarihli temyiz dilekçesinden sonra sanığın cezaevinden gönderdiği 14.12.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçmesi karşısında, bu sanık yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına, temyiz incelemesinin diğer sanıklar hakkında kısmen kendiliğinden de temyize tabi bulunan Hükümlere hasren yapılmasına;
Sanıkların suça konu olan silahı, silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere temin ettiklerine ilişkin somut, yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu durumda eylemlerinin, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturacağı ve hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı; sanık M. E. B. ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile sanık H. K. müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozmadan CMUK'nın 325. maddesi gereğince temyizden vazgeçen sanık H. B.'un da yararlandırılmasına, sanıkların cezalarının süresi yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar veridi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy