(5237 S. K. m. 7, 51, 53, 62, 85) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava: Taksirle ölüme neden olmak suçundan sanık İsmail Kara'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresi altında bulundurulmasına, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, sürücü belgesinin 53/6. madde uyarınca 1 yıl süreyle geçici olarak geri alınmasına ilişkin Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2007/462-624 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesine göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, asıl cezanın infaz edilmiş sayıldığından talebin reddine, fer'i ceza olan sürücü belgesinin geri alınması cezasının infazının durdurulmasına ve sürücü belgesinin sanığa iadesine dair, aynı Mahkemenin 16/09/2009 tarihli ve 2007/462-624 sayılı ek sayılı kararı ile ilgili olarak;
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddenin 8. fıkrasındaki Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Aynı Kanun'un 53. maddenin 6. fıkrasındaki Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2007/462-624 sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6 maddesine göre verilen 1 yıl ehliyetinin geri alınmasına ilişkin güvenlik tedbirinin infazının, erteli mahkumiyetinin yerine getirilmesinden sonra başlayacağı cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03.03.2010 gün ve 12692 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 gün ve 60847 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca koşullarının bulunması halinde; sadece hapis cezaları ertelenebilir olup güvenlik tedbirlerinin ertelenmesine olanak bulunmadığı, 765 sayılı TCK uygulamasında kabul edilen fer'i cezanın 5237 sayılı TCK uygulamasında mevcut olduğunun ileri sürülemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesinde taksirli suçlar bakımından öngörülen sürücü belgesinin mahkumiyet hükmüne bağlı olarak uygulanabilecek bir güvelik tedbiri olup ertelenmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki; infazı yapılmakta olan Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2007 tarih ve 2007/624 sayılı kararında da 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelendikten sonra sürücü belgesinin geri alınmasına hükmedilmek suretiyle bu güvenlik tedbirinin açıkça erteleme dışı bırakıldığı,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 6. fıkrasının Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar şeklindeki son cümlesi gereğince, hükmün kesinleşmesiyle sürücü belgesinin Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce yöntemine uygun olarak teslim alınması, denetim süresi boyunca sürücü belgesinin Şube Müdürlüğünde kalması, denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi sonucu hapis cezasının infaz edilmiş sayıldığı tarihten itibaren infaza esas ilamda yazılı olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin sürenin başlatılması ve bu sürenin sonunda infazının tamamlanmış sayılması gerektiği anlaşılmakla;
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2009 tarih ve 2007/462-624 sayılı ek kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy