(5237 S. K. m. 3, 125, 257) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme dair olarak;
Suçtan doğrudan zarar gören konumunda olmayan ve bu sebeple hükmü temyiz hakkı bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteğinin C.M.U.K.nın 317. maddesi uyarınca reddine,
2) Mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere dair temyiz incelemesinde: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçların işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezaların alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve orantılılık kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde bulunmayan gerekçeyle fiilin ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde asgari haddin üzerinde temel cezaların tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
b) Hakaret suçu açısından hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik C.M.K.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi.
Sonuç: Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy