(5237 S. K. m. 3, 22, 62)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 62/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan, failin kusuru ile ölü-yaralı sayısı ve yaralanma derecesi ile suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen filin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunacaktır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın tamamen kusurlu olduğunun, teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği olayda, bir kişinin ölüp, bir kişinin de yaralanmış olması karşısında, 2 yıl ile 15 yıl arasında bir ceza tayin takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece hapis cezasının takdiri indirimde nazara alınabilecek sanığın olay sonrası davranışları da aleyhe yorumlanmak suretiyle temel cezanın 10 yıl olarak fazla belirlenmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy