(6352 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen düşünce ve kanaat açıklama yönteminin hukuken meşru ve mutad yöntemler olarak anlaşılması gerektiği, ifade özgürlüğünün ödev ve sorumluluk yükleyen esası gözetildiğinde yöntemin her durumda düşünce ve kanaatin içeriğinden ayrıştırılamadığı hallerde bağımsız olarak ele alınamayacağı, aksine tutumun kanunun kapsam ve genel gerekçesine aykırı olacağı; somut olayda, sanığın yazdığı iddia ve kabul edilen yazıda yer alan söz ve ifadeler kaba sövme niteliğinde olup 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla;
Başka bir suçtan mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde hükümlü bulunan ve istinabe yoluyla ifadesi alınan sanığın, 10.03.2010 günlü sorgusunda, duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine karşın, mahkemesince duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebepten dolayı bozulmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
HONAZ
ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2010/8
KARAR NO: 2010/200
SUÇ: Türk Milletini, Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini Alenen Aşağılama, Suçu ve Suçluyu Övmek, Devletin Egemenlik Alametlerini Alenen Aşağılama
KARAR TARİHİ: 14/07/2010
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame ile sanığın müsnet suçtan tecziyesini talep etmiştir.
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında sanığın suç tarihinde kalmakta olduğu Denizli D Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda bir kağıda el yazısıyla yazdığı iddianamede belirtilen sözler bulunan kağıdı kalem pile sararak kendi koğuşunun bahçesinden kurumun bir başka koğuşuna ait havalandırma bahçesine attığı, yapılan kriminal incelemede yazının sanığa ait olduğunun belirlendiği sanığa bu suretle üzerine atılı suçu ve suçluyu övme, Türk Milletini alenen aşağılama, devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama suçlarını işlediği anlaşılmakla eylemine uyan TCK 215/1, 300/1, 301/1, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, adli emanetin 2009/20 sırasında kayıtlı hakaret içeren el yazılı pusula kağıdının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur demiştir.
SAVUNMA: Sanık R. A., alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, müsnet suçlamaları işlemediğini, cezaevinde iken hükümlülerin kendisini dışlayıp ezdiğini, bu şekilde yazı yazıp kendisinin üzerine attıklarını, kalem pile yazılı olan bu pusulayı kendisinin yazmadığını, her ne kadar bilirkişi yazının kendisine ait olduğunu söylemiş ise de, kendisinin yazısının taklit edildiğini belirttiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
13/02/2009 tarihli tutanakta Z I 2/3. Blokta bulunan hükümlü ve tutukluların butona basması üzerine koğuşa gidildiğinin, buradaki hükümlü ve tutukluların bahçelerine Z I 2/2 kısmından kalem pile sarılmış şekilde pusula atıldığını belirttiklerinin, pusula da iddianamede belirtilen yazıların yazdığının belirtildiği görülmüştür.
Pile sarılı olarak atılan ve adli emanetin 2009/20. sırasında kayıtlı kağıtta pkk apo yaşasın, kürdistan yaşasın, apo yaşasın, pkk ne Türk anasını avradını bacısını a..ından g.tunden s.kim TC.nin Türk bayrağını, şehitlerini gazilerin anasını avradını a.ından g.tunden s.kiyim piçler oruspu çocukları, Türklerin anasını avradını s.kiyim Türkler piçtir Türkler götünü s.ktirir Türkler kızlarını s.ktiririer Türkler analarını avradını para karşılığından bacısını s.ktiririer dağda Türk kızlarını a.ından s.ktikçe durmadan bağırırlar a.ları çok dardır s.ktikçe bağırırlar analarını da dağda s.ktim avradlarını dağda s.ktim kendilerini dağda s.ktim şeklinde yazıların olduğu, kriminal raporuna göre söz konusu yazıların sanığın eli mahsulü olduğunun belirtildiği, aldırılan rapora göre de sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu görülmüştür.
Sanığın Türk Milletini Aşağılama suçuna uyan müsnet eylemleri nedeniyle Adalet Bakanlığınca soruşturma izni verilmiş olduğu, Türk bayrağını aşağılama ve suçu ve suçluyu övme eylemlerinin ise, Bakanlığın soruşturma iznine tabi olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Şahit İ. Ç., duruşmada alınan beyanında sanık R. A.'ü şahsen tanırım, bizim koğuşumuzun bahçesine pile sarılı vaziyette atılan kağıttan haberim vardır, ben bu pile sarılı kağıt bahçeye atıldığını doğrudan görmedim, arkadaşlar görmüş, kağıdı getirdiler yanımızda okudular, terör örgütüne ve onun ele başına yönelik sözler yazıldığını bende duydum, bunu yan tarafta sanık R.'in attığı sonucuna vardılar, butona basıp memura haber verdiler, bunun üzerine tutanak tutuldu, bu esnada pusula bizim koğuşa ulaştığında koğuşta 7-8 kişi kalıyorduk, sanığın neden bu pusulayı bizim koğuşa attığını bizim koğuştan birilerine mesaj verip vermek istemediğini bilmiyorum, ayrıca koğuştaki arkadaşlarım buna tevessül edeceğini de düşünmüyorum, koğuşumuzda M. S., A. D., E. Ö., Y. İ., B. E., birde gözleri görmeyen Ö. M. vardı diye hatırlıyorum, bu kağıt koğuşumuza atıldıktan sonra bu kağıttan herkes haberdar oldu, kağıtın içeriği de herkesin bulunduğu ortamda okundu, görgüm bilgim bundan ibarettir. Tanık A.in de dediği gibi pusulayı B. alıp E.'a verdi, E. bu pusulayı okudu ve bize izah etti, bakın dedi, bu kağıt nerden geldiyse söylesin diye bahçede diğer koğuştakilerin duyacağı şekilde yüksek sesle bağırdı, bizim koğuştakilerin bu kağıttan haberi olduğunu biliyorum demiştir.
Şahit A. D., duruşmada alınan beyanında fotoğrafını gösterdiğiniz sanığı bir defa gördüğümü hatırlıyorum, isminin R. olduğunu bilmiyordum, kendisini hastane görmüştüm, bizim koğuşumuza pile sarılı vaziyette atılan pusuladan haberim vardır, ben bizim bahçeye bu cismin düştüğünü görmedim, bizim arkadaşlardan B. Ü. diye bir arkadaş bu pusulayı bahçeden alıp getirdi, ben bahçeden aldığını gördüm, B. koğuş arkadaşlarımızdan E.'a pile sarılı kağıdı verdi, E.'da pilin etrafından bu kağıdı açtı, önce E. kendisi okudu ve sinirlendi, bahçede bağırdı, kağıdı atana kızgınlığını ifade eder sözler söyledi, E. içeriğinde neler yazdığını bize anlattı, ben kağıdın içeriğinde sinkaflı sözler olduğunu ayrıca PKK terör örgütüne yönelik sempatize sözler olduğunu anladım, kağıdı ben okumadım, daha sonra doğrudan arkadaşımız E. butona basıp görevliye bu kağıdı teslim etti, sanığın bu kağıdı bizim koğuşa atmakta ne maksat güttüğünü bilmiyorum, o dönemde koğuşta kendisi gibi düşünen yoktu, koğuşumuzdan da bu sanığa yönelik tahrik edici bir söz veya hareket yaptığını da bilmiyorum, görmedim, sanık bizi galeyana mı getirmek istiyor, tahrik mi etmek istiyor bunu da tam anlamış değilim, koğuşumuzu da o dönemde M. S., İ. Ç., B. Ü., E. Ö., Y. İ., birde ama olan Ö. M. vardı, kağıdın içeriğinden benim ve Yıldırayın haberdar olduğunu biliyorum, başkalarının haberdar olup olmadığını bilmiyorum. Huzurdaki diğer tanık M. S. ile gözleri görmeyen Ö. M. yaşlıdır, diğerleri duymamıştır derken kastım onlardı, ayrıca şu an ifadesi alınan tanık İ.'in haberdar olup olmadığını o an fark etmedim, İ.'in beyanı da doğru olabilir demiştir.
Şahit C. A. duruşmada alınan beyanında Sanığı cezaevinde hükümlü olduğu için az çok tanıyorum, infaz koruma memuru arkadaşımız M. T.'ın görev yaptığı bölümde hükümlü ve tutuklular kendisine bir kağıt vermişler, oda benim yanıma getirdi, bunun üzerine söz konusu notu bende açıp baktım, bu not zannedersem bana göstermiş olduğunuz nottur, bilgim görgüm bundan ibarettir demiştir.
Şahit M. T. duruşmada alınan beyanında ben bu notun atıldığı hükümlü ve tutukluların bulunduğu blokta nöbetçiydim, butona basılınca içeriye girdim, içerde bulunan hükümlü ve tutuklular şu an bana göstermiş olduğunuz yarım kağıda yazılmış el yazı içerir belgeyi bana uzattılar, bunun yan taraftan pile sarılıp kendi koğuşların bulunduğu avluya yani bahçeye atıldığını söylediler, bana pil göstermediler, bende bu kağıdı aldım diğer infaz koruma memuru arkadaşlarının yanına götürdüm, C. bey yazıdan bir kanaat edindiğini söyledi, bu kağıdın bana verildiği koğuş 3 numaralı ve son koğuştur, yani sadece bir cephesinde başka koğuşlar vardır, ancak zannedersem bu kağıt 3 numaralı koğuşun hemen yanında iki numaralı koğuştan atılmıştır, bir numaralı koğuştan atılması mesafenin uzaklığı dikkate alındığında mümkün değildir, yazıyı da az çok tanıyınca iki numaralı koğuşta da sanık R.'in kaldığımızı bildiğimiz için kendisinden şüphelendik, bunun üzerine tutanak tutup işlem başlattık, tutanak altındaki imza bana aittir demiştir.
Şahit Ş. G., duruşmada alınan beyanında ben vardiya amiri idim, diğer tanıklar bana göstermiş olduğunuz kağıdı getirdiler suç unsuru içerdiği için araştırılmasını istedim, yaptığımız araştırmada ikinci koğuşta kalan sanık R.'in yazı örnekleri ile bu kağıdın uyuştuğunu gördük, tutanak tuttuk, altındaki imza bize aittir, bize isimlerini okumuş olduğunuz, M., M. T. gibi hükümlü ve tutuklular sanık R.'le aynı koğuşta kalan kişilerdir, bu kağıdın verildiği 3. koğuşta kalanlar değillerdir demiştir.
Sanığın dosyada bulunan nüfus ve sabıka kaydı incelenmiş, sanığın sabıkalı olduğu, sanığın mevcut Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/368 esas ve 2006/374 karar sayılı hükmü ile 2 yıl hapis cezası ile hükümlü olduğu, sanığın bu sabıkasının tekerrüre esas olduğu görülmüştür.
Her ne kadar sanık söz konusu kağıdı kendisinin yazmadığını belirtmiş ve bu eylemi başkalarının yaptığını belirterek kendisini savunmuş ise de, aldırılan Kriminal raporunun sanığın savunmasını kesin bir şekilde çürüttüğü görülmüş, söz konusu kağıdın sanıkça yazıldığı ve mevcut şahit beyanlarına göre de, bulunduğu koğuştan yan koğuşa sanıkça atıldığı sonucuna varılmıştır.
TCK'nin 215. Maddesinde düzenlenen Suçu ve Suçluyu Övme suçunun (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. şeklinde olduğu, TCK'nin 300/1. Maddesinde düzenlenen Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama suçunun (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır şeklinde olduğu, keza TCK'nin 301. Maddesinde düzenlenen Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama suçunun 5759 Sayılı Kanunun 1. Maddesi ile değişik halinin (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır. şeklinde olduğu, görüleceği üzere, bütün suçlarda mevcut olan ortak unsurun aleniyet olduğu, aleniyet için aranan temel ölçütün, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması olduğu, lügat anlamı olarak ise aleniyetin, göz önünde olma, açık, gizli olmayan, başkalarının görüp işitebildiği fiili bir durum olduğu, bu ölçütler gereği sanığın suç teşkil ettiği iddia edilen eylemlerinin, ilgisiz kişilerce de vakıf olunması gereği aleni olduğu görülmüş ve değerlendirilmiştir.
Sanığın pkk, apo yaşasın, kürdistan yaşasın, apo yaşasın, pkk gibi yazılarının suçu ve suçluyu övmek suçu yönünden müeyyide altına alınan eylemler olduğu, zira ismi zikredilen örgütün bir terör örgütü olduğu, kişinin ise bu terör örgütünün lideri olmaktan dolayı hükümlü olduğu, bu kapsamda sanığın, aleniyet şartının mevcudiyeti de dikkate alındığında, müsnet suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Keza, sanığın Türk bayrağını, ... A.ından g.tünden s.kiyim şeklindeki yazılarının Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama suçu yönünden müeyyide altına alınan eylemler olduğu, zira bu madde ile, devletin egemenlik alametlerinden sayılan Türk Bayrağının korunmaya çalışıldığı, bayrağın sadece fiziki yapısının değil, manevi varlığının da korunduğu, ve sair surette denmek suretiyle aşağılama fillerinin söz ile de işlenebileceğinin, suçun işlenmesi anında mutlaka maddi anlamda bayrağın varlığının şart olmadığının benimsendiği görülmüş, bu kapsamda sanığın, aleniyet şartının mevcudiyeti de dikkate alındığında, müsnet Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Hakeza, Keza, sanığın TCnin ... şehitlerini gazilerin anasını avradını a.ından g.tünden s.kiyim piçler oruspu çocukları, Türklerin anasını avradını s.kiyim Türkler piçtir Türkler götünü s.ktirir Türkler kızlarını s.ktirirler Türkler analarını avradını para karşılığından bacısını s.ktirirler dağda Türk kızlarını a.ından s.ktikçe durmadan bağırırlar a.ları çok dardır s.ktikçe bağırırlar analarını da dağda s.ktim avradlarını dağda s.ktim kendilerini dağda s.ktim şeklindeki yazılarının Türk Milletini Aşağılama suçu yönünden müeyyide altına alınan eylemler olduğu, zira milletin tanımının ortak dil, yurt, soy, kültür ve tarih birliği gibi ayırıcı nitelikleri haiz, bağımsız olarak birlikte yaşama bilincine varmış, insan topluluğu olduğu dikkate alındığında, sanığın Türk şehitlerinden, gazilerinden, analarından, genel olarak Türklerden bahsederek, Türkü, Kürdü, Çerkezi gibi kendisini bu milleten sayan herkesi tahkir edecek nitelikte sözler sarfettiği, bu madde ile de Türk Milletinin korunmaya çalışıldığı görülmüş, bu kapsamda sanığın, aleniyet ve soruşturma izni şartının mevcudiyeti de dikkate alındığında, müsnet Türk Milletini Aşağılama suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Bu dosya kapsamı gereği, sanığın içinde bulunduğu bozuk ve gayri ahlaki ruh hali neticesi, pile sarılı pusulayı koğuşundan atıp yan koğuşa ulaştırmak suretiyle, yukarıda unsurları açıklanan suçları işlediği anlaşıldığından, bu suçlardan dolayı iddianamedeki sevk maddeleri ile tecziyesine, sanığın daha önceden işlemiş olduğu müteaddit suçlardan dolayı sabıkalı oluşu, suç işlemeye meyilli yapısı ve dosyaya yansıyan kişiliğine göre verilen cezanın ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceği yönünde Mahkememiz nezdinde tam bir olumlu kanaat oluşmadığından, CMK'nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK'nin 51. maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenmesine veyahut seçenek tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına, mükerrir olması sebebiyle hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
A- 1- Sanık R. A.'ün üzerine atılı suçu ve suçluyu övmek suçundan sübut bulan eylemine uyan TCK'nin 215/1 ve 49/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine göre takdiren 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2- Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK'nin 62 maddesi uyarınca verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına
3- Sanığın sabıka kaydında anlaşılacağı üzeri meteaddit suçlardan sabıkalı oluşu ve bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememiz nezdinde olumlu kanaat oluşturmayışı nazara alınarak, cezanın yasal imkansızlık nedeni ile ve takdiren tedbire çevrilmesine, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
4- Sanığın, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak TCK'nin 53/1-a, b, d maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, TCK'nin 53/1 -c bendindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına,
5- Sanık, daha önceden işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeni ile Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/368 esas ve 2006/374 karar sayılı hükmü ile 2 yıl hapis cezası ile hükümlü olduğundan, sanığa dosyamız kapsamında verilen hapis cezasının TCK'nin 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
6- Sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
B- 1- Sanık R. A.'ün üzerine atılı Türk Milletini alenen aşağılama suçundan sübut bulan eylemine uyan TCK'nin 301/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine göre takdiren 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2- Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK'nin 62 maddesi uyarınca verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3- Sanığın sabıka kaydında anlaşılacağı üzeri meteaddit suçlardan sabıkalı oluşu ve bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememiz nezdinde olumlu kanaat oluşturmayışı nazara alınarak, cezanın yasal imkansızlık nedeni ile ve takdiren tedbire çevrilmesine, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
4- Sanığın, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak TCK'nin 53/1-a, b, d maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, TCK'nin 53/1 -c bendindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına,
5- Sanık, daha önceden işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeni ile Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/368 esas ve 2006/374 karar sayılı hükmü ile 2 yıl hapis cezası ile hükümlü olduğundan, sanığa dosyamız kapsamında verilen hapis cezasının TCK'nin 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
6- Sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
C- 1- Sanık R. A.'ün üzerine atılı Devletin Egemenlik Alametlerini Alenen Aşağılama suçundan sübut bulan eylemine uyan TCK'nin 300/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine göre takdiren 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2- Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK'nin 62 maddesi uyarınca verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3- Sanığın sabıka kaydında anlaşılacağı üzeri meteaddit suçlardan sabıkalı oluşu ve bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememiz nezdinde olumlu kanaat oluşturmayışı nazara alınarak, cezanın yasal imkansızlık nedeni ile ve takdiren tedbire çevrilmesine, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
4- Sanığın, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak TCK'nin 53/1-a, b, d maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, TCK'nin 53/1 -c bendindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına,
5- Sanık, daha önceden işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeni ile Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/368 esas ve 2006/374 karar sayılı hükmü ile 2 yıl hapis cezası ile hükümlü olduğundan, sanığa dosyamız kapsamında verilen hapis cezasının TCK'nin 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
6- Sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
D -1-Adli Emanetin 2009/20. sırasında kayıtlı suça konu suç unsuru içerir belgenin TCK'nin 54/1,4. maddesi gereği müsaderesi ile denetime elverecek şekilde dosyamız arasına alınmasına,
2- Yargılama nedeniyle yapılan, posta gideri 3,65 TL'nin sanıktan tahsiline,
Dair, C. Savcısı huzurunda, sanığın yokluğunda, talebe uygun öğrenmeden itibaren 7 gün içinde Mahkememize verilecek dilekçeyle veya zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle, Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/07/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy