(5237 S. K. m. 50, 53, 158)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Sanığın savunmalarını doğrular nitelikte, katılanın sanığa beyaza imza attırmak suretiyle sahte satış vaadi sözleşmesi düzenlediği iddiasıyla Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/773 esas, 2010/1115 karar sayılı dosyasında yargılanması sonucu özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hapis cezasına mahkum olduğu, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21.12.2011 tarih, 2011/23701 esas, 2011/20370 karar sayılı ilamıyla katılanın eyleminin T.C.K.nın 158/1-d maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanıkla katılan arasında gerçekleşen ve adliyeye intikal eden somut olaylarda nazara alındığında katılana yönelik yasal şikayet hakkını kullandığı anlaşılan sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre de:
a) Suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olan ve hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının T.C.K.nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
b) Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/4. maddesi hükmü karşısında aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy