(5237 S. K. m. 63, 268, 269) (5271 S. K. m. 223)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 15.5.2009 yerine 29.3.2010, suç adının ise başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Türk Telekom A Ş.'ye karşı işlenen dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına dair olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ve zamanaşımı süresince kamu davası açılması mümkün görülmüştür. Sanığın savunmalarının iftiradan dönme niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden hakkında T.C.K.nın 269/3-a maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) T.C.K.nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç sebebiyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği: somut olayda, sanığın mağdur H. M.'e ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak telefon ve internet aboneliği sözleşmesi imzaladığı, ortada mağdur hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını gerektirecek bir suç olmadığı gibi, sanığın evine gelen polis memurları tarafından kimliği istenildiğinde cebindeki kimlikleri çıkartırken kendi kimliği yanında mağdura ait nüfus cüzdanının da görüldüğü ancak mağdura ait bu kimliğin kolluk görevlilerine ibrazının söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve taksitlendirilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddelerinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle C.M.K.nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin T.C.K.nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy