(5237 S. K. m. 272)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Sanık hakkında Menderes Sulh Ceza Mahkemesinde tanık sıfatıyla alınan 8.10.2008 tarihli beyanıyla yalan tanıklık yaptığından bahisle kamu davası açılmış olup, dosya kapsamına göre de sanığın anılan mahkemede gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşıldığı halde mahkemece jandarmadaki 26.08.2007 tarihli anlatımına itibar edilerek hüküm kurulduğunun belirtildiği ancak sanığın jandarmadaki ifadesinin gerçeğe aykırı olduğu sonucuna ne şekilde ulaşıldığı karar yerinde yeterince açıklanıp gösterilmeden hatalı gerekçeyle hüküm kurulması,
2) Kabule göre de:
Sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu kabul edilen jandarmanın tanık dinleme yetkisinin bulunmaması sebebiyle sanığın üzerine atılı yalan tanıklık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine suçun oluştuğu kabul edilip hak kısıtlaması veya yoksunluğunu gerektirecek bir karar verilmesinden önce gerçeği söyleyip etkin pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekiliyle Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy