(5237 S. K. m. 220, 314) (YCGK 04.03.2008 T. 2007/9-282 E. 2008/44 K.)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2007/9-282 esas, 2008/44 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 314 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır." hükmüne yer verildiği, örgüt kurma suçuna ilişkin 220. maddenin 6 ncı fıkrasında ise "Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır." biçiminde düzenleme bulunduğu nazara alındığında, sanığın örgütün amaçları doğrultusunda yayın yapan internet sitelerinin eylem çağrısı üzerine organize edilen 06.11.2008 ve 28.03.2009 tarihlerindeki yasadışı gösterilere katılıp silahlı terör örgütünün propagandasını yaptığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, yasadışı gösteriye zemin teşkil eden eyleme ilişkin olarak legal kuruluşların da katılım çağrısı yapmış olmasının, kabul edilen suçun niteliği ve işleniş şekli karşısında; tek başına suçun örgüt adına işlenmediği şeklinde yorumlanamayacağı gözetilmeden sanığın TCK'nın 220/6 ve 314/3 üncü maddeleri delaletiyle anılan Kanunun 314/2 nci maddesi uyarınca silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemeden cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
2- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanığa yüklenen suçun tarihleri, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 s. Kanunun geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının "b" bendinde yer alan "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir" şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı bozulmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy