(5237 S. K. m. 58, 206, 268)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığında suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği;
Somut olayda, sanık hakkında herhangi bir soruşturma olmaksızın katılan (A.G.D.)'nın (D.) 7. Asliye Ceza Mahkemesinde hakaret ve kasten yaralama suçlarından yapılan yargılaması sırasında mahkemenin yakalama kararma istinaden (D.Y.) Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/194 Değişik iş sayılı sorgusunda mahkeme huzurunda kendisinin (A.G.D.) olduğunu beyan ederek ifade vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 206. Maddesinde düzenlenen Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy