(5237 S. K. m. 52, 61, 289)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Sanığın borcu sebebiyle haczedilerek yediemin olarak kendisine bırakılan 20 masa ve 80 sandalyenin hacizden itibaren 1 yıldan fazla süre geçtikten sonra yeniden muhafazası için gidildiğinde, 5 masa ve 20 sandalyenin bulunmadığının tespiti üzerine sanık hakkında atılı suçtan açılan davada, söz konusu sandalyelerin müşterilerin kullanması sırasında kırıldığına dair savunması, dosya içerisinde hayatın olağan akışına uygun savunmasının aksine bir delilin bulunmaması, ayrıca diğer masa ve sandalyelerin haciz mahallinde hazır olması karşısında, sanığın eyleminin 289/3. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.
2) Kabule göre de:
a) Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi.
b) 5237 sayılı T.C.K.nın 61/9. maddesindeki adli para cezasının alt sınırının suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az olamayacağına dair düzenlemenin maddede seçimlik ceza öngörülmesi durumunda uygulanabileceği, T.C.K.nın 289/1. maddesinde ise adli para cezasının seçenek olarak öngörülmediği gözetilmeden, mahkemece cezanın asgari hadden tayin edileceğinin kabul edilmesine rağmen hükmedilen temel adli para cezasının T.C.K.nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün yerine T.C.K.nın 61/9. maddesine yanlış anlam verilerek 90 gün olarak fazla tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy