Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanmak sureti ile keyfi muamelede bulunma
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçun 21/11/2004 tarihinde işlendiği, 4483 sayılı Yasa uyarınca 25/05/2005 tarihinde soruşturma izni verildiği, 20/12/2005 tarihinde kamu davası açılarak 18/07/2007 tarihli mahkumiyet kararının verildiği, hükmün 01/02/2010 tarihli karar ile 5271 sayılı CMK'nın 231/4. maddesi uyarıca değerlendirme yapılması maksadıyla bozulması üzerine 22/02/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, deneme süresi içerisinde yeniden 16/01/2013 tarihinde suç işlendiğinin 07/01/2015 tarihli müzekkere ile ihbar olunması sonrasında 30/03/2015 tarihli karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği belirlenmekle;
5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nın 228. maddesinde düzenlenen suçun Kanun'daki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili durma süreleri ile soruşturma izni verilmesine kadar geçen süreler eklendiğinde dahi gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 06/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy