Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlerin 07/05/2015 tarihli celsede sanıklar müdafisinin yüzüne karşı verilmiş olup, sanıklar müdafii CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 23/06/2015 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca sanıklar müdafisinin temyiz talebinin REDDİNE,
İncelemenin katılan vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 24/10/2007 ile temyiz inceleme günü arasında durma süresi de nazara alındığında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy