Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kredi kartı ile POS cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alışveriş tutarlarından belli bir komisyon kesintisi yaparak kazanç sağlamak suretiyle tefecilik yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi, kredi kartı ile işlem yapılan Ocak Ticaret adlı işyerinin kendi adına kayıtlı olmaması ve sanığa komisyon ödeyerek kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere ilişkin bir delilin de bulunmaması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, öncelikle işlem yapılan POS cihazının kimin adına kayıtlı olduğu ve fiilen kim tarafından kullanıldığının tespiti ile tanık olarak dinlenilmesi, suç tarihlerini kapsayacak şekilde hesap dökümlerinin getirtilmesi, POS cihazından işlem yapan kişilerin tespiti halinde tanık olarak beyanlarına başvurularak söz konusu işlemlerin gerçek bir alışverişe ilişkin olup olmadığı değilse ne şekilde işlem yapıldığı, komisyon ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadar ödendiğinin ayrıntılı olarak sorulması, sanığın vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi ile tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle detaylı araştırma yaptırılmasından ve ayrıca UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, sanık hakkında tefecilik suçundan ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/957 Esas ile ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/271 Esas sayılı davalarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi halde söz konusu dosyanın onaylı birer suretinin dosya içine alınmasından sonra, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek, sanığa TCK'nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra belirtilen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14/05/2014 yerine 17/06/2014 olarak gösterilmesi
suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi'nin 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
3-Sanık hakkında verilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarının belirlenmesi sırasında TCK'nın 52/2. maddesi yerine 50/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine rağmen TCK'nın 51/3. maddesi gereğince mahkûm olunan ceza süresinden az üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasa'nın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
6-Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesiyle ilgili iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy