Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, 5464 sayılı Kanun'a aykırılık
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre 25/11/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 2010 yılı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, TCK'nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması hususlarının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, "Katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1500 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık hakkında POS cihazlarında komisyon karşılığı gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme eylemlerinin iki ayrı suç oluşturduğu kabulü ile hem TCK 241 ve hem de 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesine muhalefet suçundan iki ayrı cezaya hükmedilmesi karşısında, Dairemizin 17/11/2020 tarihli 2020/4628-2031 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
sanığın tefecilik suretiyle kazanç sağlamaya yönelik kastı ve atılı suçlara ilişkin eylemlerin korudukları hukuki yararlar dikkate alındığında hukuksal anlamda fiilin sadece tefecilik suçuna vücut vereceği gözetilerek, 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde düzenlenen suç yönünden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy