Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki ...'ın katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki ... vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın müşteki ...'a 37.000 TL nakit borç para verip karşılığında faiziyle birlikte 06/01/2014 düzenleme tarihli toplamda 50.000 TL bedelli iki adet senet alarak icra takibine koyduğu, ayrıca teminat olarak müştekiye ait bağ evini 09/05/2014 tarihinde sanığın kendi üzerine geçirdiği, tanık ...'ın ise aşamalarda sanıktan kendisinin de faizle borç para aldığını, müştekinin sanıktan faizle borç para alarak 10.000TL faiz ödediğini beyan etmesi karşısında, sanığın önce müştekiden bağ evini satın aldığını sonrasında müştekiye 50.000TL borç vererek senet aldığını savunmasına rağmen olayın oluş sırası da sanığın anlatımına uymadığı gözetildiğinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, sanığın müştekiye faizle borç para verdiği ''01.10.2013'' yerine "16.08.2014" olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy