Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında müvekkili ...'nin alacaklısı,... Süs Bitkileri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin borçlusu olduğu 15/08/2010 vade tarihli ve 5.000,00 Euro bedelli bonoyu tahsil edebilmek amacıyla ve senet protesto edildikten sonra müvekkili ile herhangi bir alacak ya da borç ilişkisi bulunmayan ...'in yerine sahte imza atmak suretiyle O'nu son ciranta haline getirip, alacaklı ... vekili sıfatıyla da bahse konu bonoya istinaden toplam 9.932,82 TL alacağın tahsili amacıyla, adı geçen şirket ve ... haklarında, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/10121 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatarak borçlu şirketin ortağı olan şikayetçinin mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiası ile görevi kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, temyiz denetiminden geçen ve bozma ilamından evvel ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/180 Esas sayılı dosyada sanık hakkında temyize konu iş bu dosyada tanık olarak dinlenen ...'in vekilliğini üstlendiği, alacaklı vekili sıfatıyla, ...'in bilgisi olmaksızın ve O'nun yerine sahte imza atmak suretiyle son cirantası ve alacaklısı haline getirdiği 1.900,00 ve 20.800,00 TL bedelli sahte senetlere istinaden, borçlular hakkında, ... 1. ve 4. İcra Müdürlüklerinin 2010/1544 ve 2010/8971 sayılı dosyaları üzerinden haksız yere icra takipleri başlattığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmakla, söz konusu dosya akıbetinin araştırılması, derdest olması halinde iddianame, son soruşturma kararı ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin oluşmaması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi açısından dosyaların birleştirilmesi, birleştirmenin mümkün olmaması halinde dosyanın onaylı suretinin temin edilip eklenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suç niteliğinden (vasfından) beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesinin açık hükmüne aykırı biçimde sanığın aynı eylemi hakkında “Resmi belgede sahtecilik suçundan suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine” denilmek suretiyle hüküm kurulması,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesindeki avukatlığın kamu hizmeti ve yargının kurucu unsurlarından olduğuna ilişkin belirleme, 2. maddesinde yazılı amacı, 76/1 ve 109/1-2. maddelerindeki baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olduğuna ilişkin hükümler ile 5237 sayılı TCK'nın 6/1-c maddesindeki tanım ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; avukatların 1136 sayılı Kanun'un 35/1 ve 35/A maddelerinde yazılı ve münhasıran avukatlar tarafından yapılabilecek iş ve işlemler ile uzlaştırma işlemi ve barolar ile Türkiye Barolar Birliğinin organlarında ifa ettikleri görevleri yönünden kamu görevlisi olduklarında kuşku bulunmadığı, bono aslı temin edilip üzerindeki imza ve yazıların incelemesi yapılamasa da, tanık olarak ifadesine başvurulan ...'in icra takibindeki alacaklı ve borçlularla irtibatı ve alacaklı sıfatı bulunmadığı halde adına takip yapıldığının tespiti durumunda, kamu görevlisi olan sanığın görevi gereği düzenlediği takip taleplerinin sahte, buna bağlı olarak ... 4. İcra Müdürlüğünün düzenlediği ödeme emrinin de gerçeğe aykırı olduğu, bu itibarla eylemin TCK'nın 204/2 maddesinde tanımlanan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK'nın 257/1. maddesine göre uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy