(5237 S. K. m. 237, 241)
Dosya incelenerek, gereği düşünüldü;
Dava ve Karar: TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi de bulunmamakla birlikte 09/10/2019 tarihli dilekçeyle temyiz talebinden vazgeçildiği anlaşılmakla temyiz incelemesinin sanıklar haklarında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 15/12/2012-2011-30/03/2011 olarak belirtildiği, iddianamede, toplanan delillerde ve kurulan hükümlerin gerekçesinde de hangi sanığın hangi tarihlerde hangi şahıslara ne miktar borç verdiğinin belli olmadığı, oysa bu hususun zamanaşımı süresini tespit ve uygulanacak yasayı belirleme açısından önem arzettiği gözetilerek, suç tarihinin belirlenmesi yönünden sanıklar ve müştekilerin duruşmaya çağrılarak beyanlarına başvurulması ve tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih olduğu nazara alınarak, bunun delilleriyle tespiti iledava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...., ...'ın vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde suç tarihlerini kapsar şekilde haklarında vergi incelemesi yaptırılması, sanıkların icra müdürlükleri nezdinde açık veya kapalı icra dosyalarının araştırılması alacaklı olduğu bildirilen takip dosyalarının borçlularının faiz karşılığı sanıklardan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, 02/07/2013 tarihli Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünce düzenelenen kolluk araştırmasında sanıklardan faizle para aldığı yazılı olanların tanık olarak çağrılarak bilgilerine başvurulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)