Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklara yüklenen tefecilik suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Milli Piyango İdaresi'nin bu suçtan açılan kamu davasına katılmasının mümkün olmadığı, mahkemece 12/12/2013 tarihli celsede katılma isteğinin reddine dair karar verildiği, sanık ...'a yüklenen hakaret ve tehdit suçlarından da doğrudan zarar görmeyen Hazinenin söz konusu suçlardan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Milli Piyango İdaresi ile Hazine vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264. maddesi de gözetilerek sanık ... müdafiinin itirazlarının merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, bu yönüyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
İncelemenin sanıklar hakkında tefecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ve katılan Hazine vekilinin ise sanıklar hakkında kazanç müsaderesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının indelenmesinde;
Suç tarihinin dosya kapsamına göre 29/09/2011 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 04/12/2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmiş ise de, bu hususun ve TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın sarfına neden olduğu miktarda yargılama gideri yüklenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin paragrafında yer alan “Eşit miktar” ibaresinin “Sebebiyet verdikleri oranda” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının indelenmesinde;
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, suç tarihinin zamanaşımı, tekerrür ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının belirlenmesi açısından önemli olduğu nazara alınarak, müştekilerden ..., ... ve ...'ün hazırlık beyanları ile yargılama aşamasındaki beyanları incelendiğinde kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarihe ilişkin herhangi bir bilginin yer almadığı ve suç tarihinin belirlenebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından suç tarihinin tespiti açısından sanığın ve müştekilerin yeniden beyanlarına başvurularak, tefeciliğe konu paranın hangi tarihlerde alındığı, miktarı ve faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı hususları kendilerine ayrıntılı olarak sorularak tespit edilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın sarfına neden olduğu miktarda yargılama gideri yüklenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy